Trendyol 1. Lig'in şirin kulüplerinden Ekenler Beton Sivasspor'un teknik patronu İsmet Taşdemir, yeni sezon öncesi yine döktürmüş. "Sezona iyi başlamak için var gücümüzle çalıştık" mealinden girmiş konuya. E tabii, hangi hoca "sezona kötü başlayalım" der ki zaten? Gel gelelim, on günlük kamp sonrası tesislere döner dönmez, hoca biraz buruk konuşuyor. Kamp beklenenden iyi geçmiş iyi hoş da, takım geç toplanmış, yani aslında pek de iyi başlamamışız. Üstüne üstlük iki de sakatımız var: Fevzi Yıldırım bir ay, Murat Paluli ilk hafta yok. Vallahi tebrikler, daha lig başlamadan hastane raporu kabardı, helal olsun! Neyse ki diğer oyuncular hazırmış, o da bir teselli.
Gelelim asıl mevzuya, "transfer yasağı" denilen kara deliğe. İsmet Hoca diyor ki, "herkesin beklediği bir olay." Hatta o kadar ki, Emirhan Başyiğit'i Bursaspor'a postalamak üzereymişler. Oradan gelecek parayla hem transfer yasağını açacaklarmış hem de geçmiş borçları kapatacaklarmış. Yahu bu ne perhiz ne lahana turşusu! Yani olay sadece topçu almak değil, aynı zamanda borç kapatmak da... Bir taşla iki kuş, ama o kuşlar ne kadar perişan, orası ayrı. Hoca diyor ki, süreç bitmek üzere, ama "resmiyet kazanmadan bir şey demem." Sanki devlet sırrı açıklıyor, alt tarafı topçu alacaklar! "Lig 38 hafta, iki haftayla bitmiyor" diyor bir de. Doğru hoca, ama ilk iki haftanın puanları da iki haftalık, 38 haftalık değil, unutmayalım.
E bu arada, hani o hedeflenen, hayalleri süsleyen topçuların çoğu başka takımlarla çoktan anlaşmış bile. Eeee, bütçe belli, yapacak bir şey yok. Alternatif isimler ve kulübünde süreci devam eden, yani pek de istenmeyen oyunculara yönelmek zorunda kalmışlar. Kerem Atakan Kesgin ise bu sezon planlarda yokmuş, yallah başka takıma. İsmet Hoca bizzat iletmiş durumu. Bekir Böke'ye Göztepe'den ilgi varmış. Hoca yine temkinli, "imza olmadan bir şey yok" diyor. Haklı, bizde imzasız transfer haberi kadar yalan bir şey yok. Ama bir yandan da diyor ki, "eğer Göztepe Bekir'i alırsa, bizim de oradan bir talebimiz olur." Yani Sivas, Bekir'i satıp yasağı açacak parayı mı bulacak, yoksa bir takas mı peşinde, işte o kısım filmin en gerilimli sahnesi.
Neyse, tüm bu transfer ve borç düğümü arasında, gözler lige çevrilmiş. İlk maç Esenler Erokspor'la. İsmet Hoca rakibi öve öve bitiremedi: "Geçen sene Süper Lig'in kapısından dönmüşler, bu sene daha da güçlenmişler, Luccas Claro falan almışlar." Sanki karşısında Real Madrid var! "Zorlu bir rakip" diye ekliyor. E hoca, sizin oyuncular da fena değil, değil mi? Gerçi "bizimkiler de iyi oyuncu" diye bitiriyor lafı, neyse ki kendi takımını da unutmamış. Son olarak da klasik "futbol sahada oynanır" vecizesini patlatıyor. Yılların klasiği, her yerde geçerli. Sanki kimse bilmiyordu!