Yine sahne Emre Belözoğlu'nun! Biliyorsun, Türk futbolunda maç bitimi, hele ki işler yolunda gitmediyse, en az bir hakem 'Türkiye'nin en kötüsü' unvanını alır. Bu hafta da bu 'şerefli'(!) görevin sahibi Emre Hoca'nın diline düşmüş. 'Yok top ele çarptı, yok faul çalınmadı' gırla gitmiştir muhtemelen, sonuç: hakem efendi 'kötü' ilan edilmiş. Artık kaçıncı 'Türkiye'nin en kötüsü' oldu bu sezon, saymayı bıraktık, kardeşim.
Ama asıl mevzu bu değil, olayın Emre Belözoğlu klasiği olan 'istifa sinyali' kısmı. Adam resmen bir 'maç sonu paketi' sunuyor: önce hakeme giydir, sonra da 'ben giderim ha!' restini çek. Sanki futbol takımı değil de, evlilik programı. Her hafta bir ayrılık sinyali, bir 'ben yapamam'lar... Merak ediyorum, bu sinyallerin kaçı gerçekten ciddi, kaçı sadece ortamı germe operasyonu? Sanırım bunu en iyi Emre Belözoğlu'nun kendisi biliyor, o da söylemiyor işte.
Yani anlayacağın, Türk futbolu bildiğimiz gibi. Hakemler her zaman günah keçisi, hocalar da ya istifa eder ya da eder gibi yapar. Bu da bizim ligin tuzu biberi artık, ne diyelim? Yoksa böyle konuşacak, tartışacak malzeme bulamayız, değil mi? Hadi bakalım, haftaya hangi hakem 'en kötü' olacak, Emre Hoca da bize haber verir herhalde. Kolay gelsin Emre Hocam, sana da iyi maç sonu performansı diliyoruz!