Evet beyler, hanımlar (gerçi futbolu kahvede hanımlar pek takip etmez ama neyse), yine UEFA sağ olsun, İsviçre'nin o meşhur Nyon şehrinde toplanıp top çevirmece oynamış. Ne de olsa dünya üzerindeki en önemli işleri bu, öyle değil mi? Bizim Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi macerası için üçüncü turu geçmesi halinde play-off'taki potansiyel rakibi belli oldu. Sanki kâhinler meclisi gibi, 'Önce Sturm Graz'ı bir geç bakalım, sonra düşünürüz' modundalar. Sanki Graz, köy takımı mübarek!
Şimdi efendim, Fenerbahçe'nin ilk hedefi, Avusturya'nın Sturm Graz takımı. 'Sturm Graz' diyince akla ne gelir? Fırtına mı? Yoksa Avusturya Alpleri'nde sakin bir kasaba mı? Göreceğiz. Ama asıl bomba, bu basamak atlanırsa patlıyor. Play-off'ta ya Çekya'nın Sparta Prag'ı ya da futbolun Fransız devi, o bilindik Olimpik Lyon! Hani şu, yıllardır Şampiyonlar Ligi'nde biz Türk takımlarının kabusu olmuş, ara sıra ezip geçen Lyon. UEFA, 'Al Fenerbahçe'ciğim, sana kolay yoldan Şampiyonlar Ligi bileti' demek yerine, 'Al bakalım, buyur bir de bu yokuşu çık!' demiş resmen. Sanki 'biz seni istiyoruz' diyecekler de, önümüze bir Everest çıkarmışlar.
Maçların tarihleri de belli olmuş: 18-19 ve 25-26 Ağustos. Tam yaz bitimi, tatil dönüşü, 'Acaba Fener Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak mı?' diye meraklanıp kahvede pineklediğimiz günler... Diğer eşleşmeler de var tabi. Levski Sofya-Kairat, Celtic-LASK, Dinamo Zagreb-Kauno Zalgiris... Anladınız siz, öyle 'Aaa, bu maç kaçmaz!' dedirtecek cinsten değiller genelde. Ama olsun, en azından birileri mutlu olmuştur. Bizim derdimiz Fenerbahçe'nin Lyon'u nasıl geçeceği, o ayrı bir hikaye!