Efendim, futbol dünyasında komedi hiç bitmiyor. Bakın Altay'a, İzmir'in o koca çınarı, 112 yıllık camia... Şu an TFF 3. Lig'de debelenirken, bir de üzerine yönetimi bırakma kararı almışlar! Başkan Sinan Kanlı, 'Ben bulamadım, siz bulun' der gibi bir açıklamayla topu taca atıyor. Hani 3.5 ay boyunca yatırımcı kovalamışlar ama anlaşılan peşinden koştukları yatırımcı değil, rüzgar gülüymüş. İstanbul'dan gelenler bile 'Yok aga, burdan ekmek çıkmaz' demiş herhalde. E kolay mı, kulübü yönetmek TFF 3. Lig'de bile profesörlük isterken, cebinden para koyacak adam bulmak uzay mekiği bulmaktan zor artık!
Şimdi Sinan Başkan, 'Pazartesi mahkemeye başvurup topu bırakıyorum' diyor. Yani resmen düdüğü çalmış, maç bitmiş. Ne olacak peki? Kulübe kayyım atanacakmış! Kayyım ne demek beyler? Sanki kayyım, bir sihirli değnekle gelip kulübün borcunu silecek, yıldız transferler yapacak... Ya da daha gerçekçi olalım, sadece ortalığı biraz toparlayıp, 'Haydi arkadaşlar, kongre var!' diyecek. Demek ki sahadaki kötü performansa bir de yönetim krizini ekledik, ne diyelim, tam şenlik!
Başkanın gidiş konuşması da ayrı bir efsane. 'Kayyım gelir genel kurula götürür, adaylar hazırlansın' diyor. Yani 'Ben kaçtım, sıra sizde yiğitler!' mesajı veriyor resmen. Bir de utanmadan (!) 'Aday olanlar kaynak aktarsın, camia da imece usulü katkıda bulunsun' demez mi? Yahu başkanım, siz 3.5 ayda bulamadınız, şimdi imece usulüyle antrenmana çıkacak para mı toplasın taraftar? Sanki Altay'ı yeniden ayağa kaldırmak için hep birlikte mangal yakıp döner keseceğiz! 'Kulübümüzü yine bu büyük camia ayağa kaldırır' derken, cebinde akrep besleyen yöneticilerle mi, yoksa 'Ah be Altay'ım' diye kahırlanan taraftarla mı olacak bu iş, orası da büyük muamma!