Real Madrid kulübü değil, sanki bir borsa şirketi mübarek! Hani 'futbol takımı' deriz ya, onlar 'nakit akışı yönetimi' diyordur kendi aralarında. Yine iki tane pırlanta gibi gencini, Gonzalo Garcia ile Cesar Palacios'u paketleyip göndermişler Fulham'a. Ama öyle sıradan bir satış değil bu, Real'in alametifarikasıyla, yani bonservislerinin yüzde 30'unu kendinde tutma mantığıyla! Eski hocaları Alvaro Arbeloa da Fulham'ın başında olunca, 'abi bizim çocuklara ne vereceksin?' muhabbeti pek olmamış herhalde, basmış parayı.
Şimdi sıkı durun, Garcia için bonservisinin yüzde 70'ine tam 40 milyon euro bayılmış Fulham. Yanlış duymadınız, yüzde 70'ine! Geri kalanı kimde? Tabii ki Real Madrid'de. Hani olur da çocuk Messi falan olursa, oradan bir tur daha gelir kasaya! Palacios için biraz daha 'makul' bir rakam söz konusu; onun da yüzde 70'lik kısmı için 8 ila 10 milyon euro arası bir ödeme yapılacak. Aradaki fiyat farkı da ilginç, biri Rolls-Royce gibi, diğeri üst segment bir Mercedes herhalde. Ama ne olursa olsun, Real Madrid bu iki transferden toplamda bir 50 milyon euro daha kasasına koyacak, mis gibi bir iş!
Zaten bu Real Madrid'in 'gençleri sat, parayı cebe at, ileride daha da büyürse gene payımızı alırız' stratejisi yeni değil. Geçen Nico Paz'ı da Como'ya 60 milyona itelediler, oradan da bir selam çaktılar piyasaya. Bu çocukların performanslarına bakınca da fena sayılmaz: Palacios 44 maçta 16 gol 4 asist yapmış, Garcia da 39 maçta 8 gol 3 asistle oynamış. İyi hoş da, bu istatistiklere bu parayı basan Fulham'a da bir bravo demek lazım. Belki de Arbeloa, 'Abi bunlar bizim çocuk, iyi topçular olur' diye gazı mı verdi, Fulham yönetimi de 'tamam başkan' dedi? Sonuç olarak, Real Madrid yine birilerine 'gel sana genç topçu satayım, hem de yüzde otuzunu kendimde tutayım' demiş, onlar da 'seve seve' demiş. Futbol değil, resmen akıllıca bir finans operasyonu bu!