Yine bir transfer sezonu, yine bir golcü arayışı... Mauro Icardi'nin 'gidiyorum-gitmiyorum' draması nihayet bir sonuca bağlanınca (ya da bağlanamayınca), Galatasaray'ımız yeni bir avın peşine düşmüş. Biliyorsunuz, büyük aşklar bittikten sonra hemen bir 'arayış' başlar, işte bu da onun futbol versiyonu. Ve karşımızda, o büyük boşluğu doldurmaya aday yepyeni bir isim: Franjo Ivanovic. 'Kim mi o?' diye sormayın, ben de ilk duyduğumda şöyle bir düşündüm açıkçası. Benfica'dan geliyormuş, Hırvatmış, 22 yaşındaymış... Yani tam olarak 'Icardi' denince aklımıza gelen ilk isim değil, ama denemekten zarar gelmez, değil mi?
Şimdi gelelim işin biraz daha 'ciddi' (!) kısmına. Galatasaray, bu Ivanovic kardeşimiz için öyle direkt kapora verip almıyor. Akıllara zarar bir 'satın alma opsiyonlu kiralama' teklifi hazırlamışlar. Yani önce bir test sürüşü, beğenirsek 12 milyon euro basarız, bir de performansı iyiyse üzerine 3 milyon euro bonus atarız diyorlar. Toplamda 15 milyon euroluk bir 'bakalım ne çıkacak' paketi. Ama işin komik yanı ne biliyor musunuz? Benfica geçen sezon bu arkadaşı 22.8 milyon euro'ya almış ve kendisi de 43 maçta sadece 8 gol atmış. Yani gol başına neredeyse 3 milyon euro... Şimdi Benfica diyor ki, 'Yahu biz bu paraları harcadık, bari siz de yakın bir fiyata zorunlu alın ya da kalıcı olarak satın alın.' Haklılar tabii, kim ister elinde 'piyangodan çıkmayan bilet' kalmasını?
Benfica şimdilik Galatasaray'ın bu 'kiralık ama sonra belki alırız' teklifine pek sıcak bakmıyormuş. Sanırsın ki Portekiz kulübü, oyuncuyu bedava yollayıp sonra 'ne kadar da iyi niyetli bir kulübüz' imajı çizmek istiyor. Ama haberin detayında diyor ki, transfer döneminin sonlarına doğru fikirleri değişebilirmiş, yani 'oyunu soğutup sonra ısıtırız' taktiği. Bu arada, Acun Ilıcalı'nın Hull City'si ve İtalyanların Como'su da Franjo'yu yakından takip ediyormuş. Yani bizim 'Ivanovic' kardeşimiz öyle ortada kalmış bir gariban değil. Bakalım bu 'görücüye çıkma' faslı nasıl sonuçlanacak? Galatasaray, Icardi'nin yerine gerçekten 'Ivanovic' diyecek mi, yoksa yine son dakika sürprizleri mi bekliyor bizi, hep birlikte göreceğiz.