Arkadaşlar, kahveler demlendi mi? Çünkü size öyle bir haberle geldim ki, sanırsın kupaları şimdiden rafa kaldırdık! Geçen hafta Avrupa arenasında öyle bir destan yazdık ki, kalemimiz yazmaya, dilimiz anlatmaya yetmez. Galatasaray, Fenerbahçe ve hatta canım Samsunspor (evet, yanlış duymadınız, Süper Lig'den sonra Avrupa'da da parlıyorlar!) sahaya çıktı, rakipleri bir güzel paket etti ve eve 3'te 3 galibiyetle döndü. Hani derler ya 'kusursuz hafta', işte tam da o! Tıpış tıpış tam 1.20 puan cukkaya girdi, kasamız doldu, biz de ekranda oturduğumuz yerden göğsümüzü kabarttık. Müthiş bir performans, kim ne derse desin!
Şimdi gelelim asıl 'derbi'ye, yani UEFA ülke puanı kapışmasına! Biliyorsunuz, en yakın takipçimiz, can düşmanımız, sürekli peşimizde dolanan o çok dişli rakip Çekya ile aramızda sürekli bir puan savaşı var. Eh, bu hafta onlar da sahaya çıktı ama bizimkiler kadar 'ateşli' değillerdi tabii. Toplasan 0.8 puancık alabildiler. Ne oldu şimdi? Bizim o dillere destan 1.20 puanımızla, onlara sağlam bir çalım attık! Sadece bu haftalık değil, sezon başından beri arayı açmıştık, şimdi o farkı tam tamına 3.3 puan gibi 'muazzam' bir rakama yükselttik. Vay be, 3.3 puan! Neredeyse bütün bir maç galibiyeti demek bu! Çekya'lılar düşünsün artık, bizim tozu yutuyorlar, yetişemiyorlar!
Hani bize 'Avrupa'da ilk 5 hedefi' falan derler ya, bakın bakalım şu sıralamaya bir zahmet. İngiltere 97, İtalya 86, biz ise daha 44.800'lerdeyiz... Ama olsun, en azından 9. sıradayız, Çekya'nın da ensesindeyiz! Yani demem o ki, İngiltere'ye, İspanya'ya falan yetişmemize daha bir kaç galaksi var ama en azından 'Çekya'yı bile geçemiyorlar' lafını tarihin tozlu raflarına kaldırdık! Biraz daha böyle devam edersek, belki bir gün ilk 8'e falan zorlarız, kim bilir? Şimdilik oturun, keyfini çıkarın bu 'tarihi' başarının, zira bir daha ne zaman böyle bir 'kusursuz' hafta görürüz, Allah bilir! Hadi bakalım, gözümüz aydın!