Ee, Avrupa Ligi'nde ikinci hafta bitmiş, bizim Fenerbahçe de Nice'i misafir etmiş, sağ olsunlar 2-1 de kapak yapmışlar Fransızlara! Güzel, hoş. Ama asıl bomba nerede biliyor musun? Maç sonu bizim filozof Tedesco kameraların karşısına geçmiş, öyle bir cümle kurmuş ki, ben duyunca yerimden fırladım! Demiş ki, 'Erken atılan gol kendimiz için önemliydi.' Vallahi billahi aynen böyle demiş. Şimdi soruyorum sana, hangi erken gol kimin için önemsiz Allah aşkına?
Yani şimdi, ben yıllardır maç izlerim, bir takım gol atınca sevinir, erkenden atınca da 'oh be, rahatladık' der. Ama bunu teknik direktör ağzından duymak... Sanki bugüne kadar hiç kimse erken golün stratejik önemini fark etmemiş de, Domenico Tedesco gelmiş o ışığı yakmış beynimizde. Resmen futbolda yeni bir çağ açtı hoca. Hani derler ya, su ıslaktır, hava bazen soğuk olur... İşte o ayarda bir tespit bu. Fenerbahçe'nin galibiyeti harika ama hocanın bu tespiti galibiyetten daha çok güldürdü beni, hakkını yemeyelim.
Şaka bir yana, takımın galibiyeti moral açısından önemli tabii. Avrupa'da yolumuza devam etmemiz, Nice gibi bir takımı devirmemiz, hele ki erken golle öne geçip o avantajı korumamız... Hepsi birer artı. Ama işte, bu tip açıklamalar da olmasa, biz neye güleceğiz, neye 'vay be' diyeceğiz? Tedesco da sağ olsun, maç sonu sohbetimize neşe katıyor. Belki de bir sonraki basın toplantısında 'top yuvarlaktır' falan der, belli olmaz bizimkilerin aklı.