Alooo, kahveler hazır mı? Çünkü Avrupa Ligi'nde ikinci hafta da bitti, sanki daha dün başlamamış gibi! İnsan ne ara 18 maç oynadı, ne ara bitti bu telaş anlamıyor. 19:45'ler, 22:00'ler derken gözler şaşı oldu valla, ama değdi mi? Tabii ki değdi!
Bizim Fenerbahçe, sağ olsun, Kadıköy'de Nice'i 2-1'le uğurlayarak biraz yüzümüzü güldürdü. 'Nice' adını duyan, iyi bir şey bekler ama Fenerbahçe o beklentiyi Nice'e yaşatmadı, kendi taraftarına yaşattı. Güzel maçtı, tebrikler Sarı Kanaryalar!
Ama haftanın asıl bombası nerede derseniz, Avrupa'nın öteki ucunda, Lille ile Roma arasındaki milli düellodaydı! Kalede Berke Özer, savunmada Zeki Çelik... İki milli oyuncumuz karşı karşıya. Lille maçı 1-0 almış almasına ama Berke'nin penaltı şovu dillere destan! Adam maçın son dakikalarında öyle bir penaltı kurtarmış ki, yetmemiş, kuralları çiğnediler diye bir daha atılmış, onu da tutmuş! Hatta durmamış, üçüncüye bile 'Buyrun, benden olsun!' dercesine uzanmış ve onu da çıkarmış! Kaleci mi, penaltı makinesi mi belli değil. Roma'nın forvetleri şimdi herhalde gece yorganı kafalarına çekip 'Bu adam neydi be!' diye sayıklıyordur.
E bizim Deniz Gül de boş durmamış, Porto formasıyla Kızılyıldız'a karşı ilk 11 başlamış, 73 dakika ter dökmüş. Porto da 2-1 kazanmış, efsanelerden biri de oradan çıktı desene. Diğer maçlar deseniz, tam bir curcuna! Celtic Braga'ya el sallamış, Roma Berke'ye çarpmış... Avrupa Ligi işte, sürprizler, şoklar, goller, kurtarışlar... Her anı ayrı bir hikaye, ayrı bir komedi! Neyse, çaylar taze mi, bir sonraki haftaya kadar bunları konuşuruz artık.