Ya şu futbolda bazen öyle şeyler oluyor ki, insan 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?' demeden edemiyor kardeşim! Lille'in genç eldiveni Berke Özer, Roma deplasmanında öyle bir gece yaşadı ki, filmini çekseler Oscar alır. Maçı 1-0 kazandılar kazanmasına ama olay ne biliyor musun? Roma, Berke'nin koruduğu kaleye tam üç kez penaltı attı... Ve üçünü de Berke kurtardı! Hani ilkini kurtarırsın kahraman olursun, ikincisinde 'Vay be!' dersin, üçüncüsünde ise artık pes edersin herhalde. Ama Berke pes etmemiş, Roma'yı resmen çıldırmış.
Peki bu inanılmaz kurtarışların sırrı ne? Özel antrenman mı, üstün yetenek mi, yoksa Roma'lı forvetlerin beceriksizliği mi? Yok canım! Berke'nin kendi ağzından dinleyelim: "Maçtan önce sevgilime gol yemeyeceğime söz verdim." Vay anasını sayın seyirciler! Meğerse Roma'ya karşı kaleyi tutan Berke değil, sevgilisine verdiği sözün gücüymüş! Düşünsene, kız arkadaşına 'Bu gece gol yok' demişsin, sonra sahada üç penaltı yiyorsun. Berke de haklı, o sözü tutmasa evde papaz olurdu herhalde. Roma'lı forvetler bilseydi, belki de penaltı atışına Berke'nin sevgilisini yollarlardı, kim bilir.
Gerçi maç sonrası mütevazı efendimiz Berke, 'Takım için önemli olan üç puan, üç penaltı kurtarmak değil' falan filan demiş, efendilik yapmış. Ama hepimiz biliyoruz ki, o üç penaltı olmasa, bu hikayeyi bu kadar ballandıra ballandıra anlatmazdık. Özellikle VAR'ın penaltıları iptal edip tekrar ettirmesi falan da cabası. Resmen 'Bir daha deneyin, belki becerirsiniz' demişler. Ama Berke, dördüncüsü olsa onu da kurtarırmış! Adam resmen 'Buyurun penaltı şenliğine, ben de bedavadan şov yapayım' modundaydı.
Neyse, sonuç olarak Berke hem takımına 3 puanı kazandırdı, hem sevgilisine verdiği sözü tuttu, hem de Roma'yı perişan etti. Bakalım bundan sonra forvetler, Berke'nin maçından önce kız arkadaşına söz verip vermediğini araştırmaya başlar mı? Yeni taktik bu mudur acaba?