Şimdi bak dostum, görüyorsun değil mi? Top yuvarlak da olsa, file de olsa, heyecanımız hiç azalmıyor. Filenin Sultanları dediğin, bildiğin sahaya çıkan savaşçı gibi. 2026 Milletler Ligi'nde yarı finalin kapısını çalmışlar, hem de kiminle? Çin'le! Yarın öğleden sonra 14.30'da Makau'daki o dev kubbe gibi salonda maç varmış. Hani derler ya, 'nefesler tutuldu' diye, işte tam o moddayız. Bu voleybol da futbol kadar heyecanlı oluyor bazen, kabul etmek lazım.
Şimdi gelelim bu işin 'ama' kısmına. Bizim kızlar lig etabını 9 galibiyetle 4. sırada bitirmiş, bayağı sağlam gelmişler buraya. Ama Çin'e bakıyorsun, 6 galibiyetle dokuzuncu sıradan finallere katılmış! Ee, nasıl oldu bu? 'Ev sahibi avantajı' diyorlar! Kanka, bu bildiğin torpil değil de ne? Hani bizim ligde de olur ya, 'ev sahibi baskısı' diye, herhalde bunlarda da 'ev sahibi torpili' diye bir şey var. Sanki topu onlar tutacak, hakemler de onlara 'evladım' diyecek. Ama önemli olan sahada kimin ne oynadığı, bu torpiller falan hikaye, değil mi?
Ha bir de şu var, bizim Sultanlar Çin'e karşı son üç resmi maçı da kazanmış. Yani şimdi bu maçı da alırsak, resmen seriyi dörde çıkarıp Çin'e 'evinde misafirliğin tadı böyle çıkar' diye bir ders verecekler. O ev sahibi avantajı falan, Filenin Sultanları'nın ateşi karşısında mum gibi erir gider. Benim tahminim, bizim kızlar o topu öyle bir yere atacak ki, Çinliler de 'ulan keşke ev sahibi olmasaydık da dokuzuncu sırada kalsaydık' diyecek. Hadi bakalım, final yolu açılıyor!