Arkadaşlar, durun size bir dedikodu getirdim! Fenerbahçe, Avrupa Ligi'nde Nice'i 2-1 patlatmış, bildiğiniz üzere. Eh, galibiyet güzel, moral yerinde. Maç sonu da bizim 40'lık teknik adam Domenico Tedesco çıkmış TRT Spor'a, sanki dünyanın en büyük sırrını çözmüş gibi bir hava...
Şimdi bakın, Tedesco diyor ki, 'Abi süper oldu bu galibiyet, birçok konuda ileri bir adım attık.' İyi de ne adımı attık hoca? Karakter, öz güven, saha içi pozisyon falan filan... E, madem bu kadar gelişiyoruz, daha önce ne yapıyorduk merak ettim şimdi! Tabii ki pozitif anlara, gollere ihtiyaç duyarsın; Kerem de atınca golleri, ikinci yarıda giren oyuncular da coşunca 'herkes hazır' oluyor. Yoksa 'güven, güven, güven' diye boşa mı bas bas bağırıyoruz, değil mi?
Bir de önceki maçın 11'iyle devam etmişler, istikrar falan... Tabii, 'istikrar' dediğin kolay mı kuruluyor? Hele ki 'öz güven' var ya, taş üstüne taş koymak gibi, bir hafta yener, öbür hafta yatarsan sıfırdan başlarsın. Asensio denen gariban da gripten yeni çıkmış, ateşi yokmuş ama oynaması soru işaretmiş. İyi ki 60 dakika oynamış da, yerine giren de katkı yapmış, yoksa hoca kimi övecekti bilemiyorum. Demek ki sadece ilk 11'e değil, kulübeye de güvenmek lazım. İşte hocanın dilinden düşmeyen o meşhur üç kelime var ya: 'Güven, güven, güven!' Vallahi ben de bir şeye güvendiğim zaman üç kere söylesem, o şey gerçek olur mu acaba diye düşünmedim değil. Belki bizim de bir galibiyet şifremiz olur böylece!