Arkadaşlar, kahveler hazırsa gelsin sohbet! Beşiktaş'ımız sağ olsun, Avrupa macerasına galibiyetle başlamış. Danimarkalı Midtjylland'ı kendi evinde 1-0 yenmişiz. Hani dersin ki, tamamdır, ilk maç deplasman değil, gol de yemedik, Orkun Kökçü de attı... Mis gibi. Ama ne mümkün! Maç bitiyor, sen galibiyeti kutlayacakken, birileri elinde hesap makinesiyle geliyor, 'Dur bakalım, o işler öyle değil' der gibi. Bir bakıyorsun, turu geçme ihtimalimiz yüzde 47! Hadi buyur! Sanki 1-0 biz yenildik de haberimiz yok!
Şimdi sormak lazım bu 'Football Meets Data' denen abilere; be kardeşim, Beşiktaş evinde 1-0 kazanmış, siz nasıl oluyorsunuz da Midtjylland'a yüzde 53 tur şansı veriyorsunuz? Danimarkalılar'ın kaleci gol atınca bonus puanı falan mı var? Ya da rövanşta 5 gol garantileri mi var? Resmen, 'Kazandınız ama heveslenmeyin, daha çok çekeceksiniz' der gibi bir açıklama. Hani derler ya, 'Biz maçı kazanırız, gerisini matematik halleder,' işte bu sefer matematik bize sırtını dönmüş gibi. Şimdi önümüzdeki Perşembe Danimarka'da göreceğiz bu 'yüzde 53' meselesi gerçekten neymiş.
Yani anlayacağınız, bu işler pek 'bizim bildiğimiz' gibi olmuyor artık. Sen maç kazandığını sanırsın, bir bakmışsın turu geçme ihtimalin yüzde 50'nin altına düşmüş. E tabi, bir de bunun sonrası var. Diyelim ki bu matematiği yendik, o zaman Tromso ya da Hradec Kralove'den biriyle dans edeceğiz. Yok efendim olmadı, 'Konferans Ligi'nin yolları taşlı' derlerse de, Bohemian mıydı, Ballkani miydi, işte o tayfadan biriyle top oynarız. Ne diyelim, bilgisayar mühendisleri futbola el attıktan sonra bizim heyecanımıza da böyle acayip yüzdeler karışıyor!