Eyvah eyvah, kahve fincanları düştü, çaylar döküldü! Galatasaray'ın 10 numara arayışı bildiğin 'uzay mekiği' arayışına döndü be kardeşim. Gündemdeki isim kim? Manchester United'ın direksiyonu, beyni, bazen de dert ortağı Bruno Fernandes! Hani Burnley'den Lesley Ugochukwu'yu kiralayıp 'orta saha işini hallettik' derken, bir baktık, rotayı direkt Old Trafford'a çevirmişler. 'Yedik mi tam yeriz' mottosunu iliklerine kadar hissettiren bir hamle bu, pes doğrusu.
Şimdi gelelim asıl mevzuya, yani paraya! Adamın sözleşmesinin son yılı olmasına rağmen, bizimkiler 'Bizim için fark etmez, yeter ki gelsin' der gibi 35 milyon euroyu gözden çıkarmışlar. Ya arkadaş, bu para bizim bakkaldaki ciklet parası değil ki! Manchester United'dan Fernandes'i almak, sanki kuyumcudan altın külçe almak gibi. Üç aşağı beş yukarı, bir şehrin yıllık bütçesi kadar para dönüyor bu işlerde, aklımız almıyor.
Daha dur, asıl bomba kontratta! 3+1 yıllık anlaşma, Fernandes'in yıllık 25 milyon euro istemesi... Bizimkiler de 'Ooo, tabii canım, veririz, yetmezse üstünü tamamlarız' der gibi 15 milyon euro taban ücret, üstüne sadakat primi, bir de imaj hakları filan ekleyip toplamda 21 milyon euroya çıkarmışlar yıllık paketi. Vay arkadaş, bu parayla her yıl bir takım kurarsın, bir de üstüne yedek kulübesini altın varakla döşersin! Hesap kitap yapınca, toplam kontrat maliyeti tam 84 milyon euro diyorlar. Yani bu, futbolcuya değil, sanki bir ülkeye bütçe ayırıyorsun demek.
Geçen sezon Premier Lig'de 21 asistle rekor kırmış, 9 da gol atmış... Tamam, eyvallah, adam topçu, ciğerini biliyoruz. Ama bu rakamları duyunca aklıma direkt 'Acaba bu paraya takımın geri kalanına da birer tane Bruno Fernandes klonu alsak mı?' sorusu geliyor. Şaka bir yana, eğer bu transfer gerçekleşirse, sadece Galatasaray değil, tüm Türkiye'deki kahvehaneler, berberler ve hatta taksiciler de günlerce bunu konuşur. Hadi bakalım, bekleyelim, görelim, cebimizden çıkan parayı da sayalım!