Eveeet, gelelim bu transfer döneminin en büyük 'ben demiştim' hikayelerinden birine! Semih Kılıçsoy, Cagliari'de 'kısa bir ayrılık molası' diyerek gittiği İtalya turundan, belli ki epeyce aydınlanmış bir şekilde geri dönüyor Beşiktaş'a. Genç yıldızımız, güney İtalya'nın eşsiz plajlarında ve bol makarnalı sofralarında geçirdiği 'kendini geliştirme' sürecinin ardından, tüm ülkeye ilan etti: 'Beşiktaş'ın değerini anladım!' Vay be Semih, şaşırdık mı? Tabii ki hayır! Sanki bizimkiler püre değil de elmas muamelesi yapıyordu da sen mi anlayamamıştın canım? Neyse, hoş geldin tekrar evine, belli ki deniz havası iyi gelmiş, ufkun açılmış.
20 yaşındaki genç delikanlımızın açıklamalarına bakılırsa, bu sene sahada adeta bir 'zincir kırma' operasyonuna girişiyor. 'Kafalarda bana yapışmış algılar var, bunları futbolumla gidereceğim' diyor. Ee, ne vardı o algılarda Semih'im, 'çok mu yakışıklı?' falan mı diyordu millet? Şaka bir yana, üstündeki 'aşırı beklenti ve baskı' da onu İtalya'ya yollayan etkenlerdenmiş. Demek ki o dönemde 'Ne gerek vardı bu kadar övgüye, bırakın beni rahat oynayayım' diye içinden geçiriyormuş. Şimdi bu deneyimle, sanki 20 değil de 40 yaşında bir tecrübe abidesiymişçesine, 'hatalar yaptım ama ders çıkardım' diyerek geri döndü. Hadi bakalım, bekliyoruz o derslerin saha yansımalarını!
Cagliari'deki yedek kalma meselesine gelince, Semih de bizim gibi 'Ben de bilmiyorum, bahane de olmasın şimdi' diyerek konuyu kibarca geçiştirmiş. Ramazan ayında performansı düşmediğini, taraftarın da onu çok sevdiğini eklemeyi unutmamış. E haklı tabii, Ramazan'da yiyip içmeden koşmak kolay değil, hele İtalyanların bol karbonhidratlı yemeklerini düşündüğünde... Gelecek planları konusundaysa tam bir Zen bilgesi edasıyla, 'anı yaşıyorum, hayal kurmuyorum' felsefesini benimsediğini belirtmiş. Vallahi billahi biz de futbolcu olarak anı yaşayan kaç kişi gördük, sonra 'geçmiş olsun' dedik. Ama Semih'inki hırsla karışık bir anı yaşama modu anlaşılan.
Yeni teknik direktör Vincenzo Italiano'nun 'sürekli pres ve hücum' talepleri de Semih'i epeyce motive etmiş. 'Nefes alıp vermeden tekrar hücum yapıyoruz' diyor, sanki antrenmanda değil de Rocky filmi çekiyorlar. Hocanın hırsı takıma da yansımış. Eee, Semih'im, madem Beşiktaş'ın kıymetini anladın, makarnayı bırakıp formaya sarıldın, o zaman bu hırslı hocayla birlikte sahada zincirleri kırma vakti geldi de geçiyor. Goller, asistler bekliyoruz senden. Yoksa bir dahaki sefere kendini Roma'da 'gladyatör' filminde bulabilirsin, belli mi olur!