Fenerbahçe'nin yeni transferleri arasına Vedat Muriqi'yi de katmışlar diye düşündürecek cinsten bir imza töreni sahnelenmiş. Hani normalde bu törenlerde Mason Greenwood ve Nathan Ake gibi yeni yüzler parlar, geleceğe dair umutlar falan konuşulur. Ama bizim Kosovalı golcümüz Vedat, olayın tüm star ışığını üzerine çekerek, 'Benim de bir sakatlık hikayem var, dinlemek ister misiniz?' dercesine çıkmış kürsüye. Sanki "Transfer oldum ama önce biraz tedavi olmam lazım" der gibi, ortamda hafif bir 'Ben buradaydım zaten' havası estirmiş.
Efendim, Muriqi'nin açıklamasına göre bir 'talihsiz' bir de 'saçma sapan' bir pozisyonda sakatlanmış. Şimdi 'talihsiz' anladık, futbolcunun kaderi. Ama 'saçma sapan' ne demek? Antrenmanda topa vurayım derken kendi ayağına çelme taktı da dizini mi döndürdü, yoksa ısınma hareketleri sırasında bir sineğe mi takıldı bilemiyoruz. Artık öyle bir pozisyon düşünün ki, Vedat Muriqi bile anlatmaya utanmış herhalde detaylarını. Tabii, tedavi süreci gayet iyi gidiyormuş, bu da güzel haber. Demek ki o "saçma sapan" pozisyonun sonuçları kalıcı değilmiş.
En can alıcı soruya gelince, yani 'ne zaman dönecek' meselesine; Vedat Muriqi, her zamanki gibi diplomatik bir dille 'Kesin bir tarih veremem ama teknik heyetle konuşup yakında netleştireceğiz' demiş. Yani anlayacağınız, top şu an teknik heyetle doktorların arasında, topu taca atan Vedat değil. Demek ki hala o 'saçma sapan' pozisyonun derinlemesine analizleri yapılıyor, doktorlar Vedat'ın 'topuğumda kelebekler uçuyor' ya da 'ayağımda karıncalanma var' gibi şikayetlerini değerlendiriyor olabilirler. Hadi bakalım, inşallah en kısa sürede 'yeşil ışık' yanar da, bu 'sakatlık' faslını bitiririz. Çünkü taraftarın sabrı, Vedat'ın sahadan uzak kaldığı her gün biraz daha ince bir çizgiye geliyor!