Arkadaşlar, duydunuz mu, Gençlerbirliği'nde Henry Onyekuru dönemi 'karşılıklı anlaşma' ile bitmiş! Hani şu, 'Bir yıl daha sözleşmem var ama ben bir şey yapmıyorum, siz de beni tutmayın' minvalindeki karşılıklı anlaşmalardan... Adamın hala bir yıl daha kontratı varmış ama belli ki hem kulüp hem de kendisi, bu 'mutlu beraberliği' daha fazla uzatmak istememiş. TFF'ye de 'resmen ayrıldılar' diye bildirim yapılmış. Yani anlayacağınız, herkes için hayırlı bir boşanma olmuş gibi duruyor.
Hatırlarsınız Onyekuru kariyerinde Everton, Monaco, hatta bizim Galatasaray gibi öyle hafife alınmayacak kulüplerde top koşturmuş bir isimdi. Ama gelin görün ki, Gençlerbirliği'nde beklentileri bırakın karşılamayı, beklentilerin yanından bile geçememiş. Geçen sezon 17 maçta toplam 302 dakika süre almış. Yani maç başına ortalama 17-18 dakika falan. Herhalde oyuna girip de 'Hava nasıl, iyi mi' diye sormuş, sonra da 'tamam ben çıkayım bari' demiş gibi bir durum. Resmen 'misafir oyuncu' kontenjanından faydalanmış.
Zaten son beş lig maçında kadroya bile alınmıyormuş. Hani öyle olunca da 'bir yıl daha ben burada ne yapacağım' diye düşünmesi normal. Kulüp de 'Allah razı olsun, biz de tam senden kurtulmaya çalışıyorduk' demiş belli ki. Ne diyelim, yollar ayrılmış. Umarız Onyekuru yeni maceralarında Gençlerbirliği'ndeki gibi 'benim hayallerim daha büyük' tavrını sahaya yansıtır da, kendini de kulübünü de kurtarır. Ya da en azından, bir sonraki durağında 302 dakikadan fazla topa değer.