Şimdi efendim, şöyle bir haber düşmüş önümüze, 'Galatasaray, Phil Foden'ı istiyor' diye. Ya Allah aşkına, Foden mı? Hani şu Manchester City'de tıkır tıkır oynayan, Premier Lig'i domine eden, daha 26 yaşında ama sanki 46 yaşındaymış gibi kariyer kupalarını tıkır tıkır kaldıran adamdan bahsediyoruz değil mi? Bizim başkan Dursun Özbek de boş durur mu, almış menajer George Gardi'yi karşısına, 'Git bakalım Gardi evladım, bize bir Foden bul getir,' demiş. Sanki Foden bakkaldan ekmek alır gibi kolay bulunabilen, Manchester'ın ara sokaklarında gizlenmiş bir topçuymuş gibi!
Önceden Reijnders'mış, Bruno Fernandes'miş, Can Uzun'muş, Julio Enciso'ymuş... Liste uzayıp gidiyor, sanki FIFA Ultimate Team oynuyoruz, en iyi kartları seçiyoruz. Neyse, konumuz Foden. Bu Pablo Oliveira denen muhabir abimizin iddiasına göre, başkanımız Gardi'ye 'git Phil'i getir' demiş. E iyi de, Phil Foden denen adam, City altyapısından çıkmış, 369 maçta 110 gol, 68 asist yapmış, bir de üstüne 20 tane kupa kaldırmış. Daha 2027'ye kadar da City'yle sözleşmesi var. Şimdi bu adamı City bırakır mı? Bıraksa bile, 'Ulan gel Galatasaray'da şampiyonluk mücadelesi ver' diye ikna edebilir misin? Kusura bakmayın ama bu biraz 'Ben de NASA'ya başvuruyorum, Mars'a gitmek istiyorum' demek gibi bir şey.
Yani demem o ki, Galatasaray'ın yıldız transferi aşkı başımızdan aşkın. Hedef büyük olsun eyvallah da, Foden biraz "gelmeyecek olanlar" listesinin zirvesine oynamış sanki. Belki Gardi, 'Başkanım, Foden'ı getiremedim ama uzaydan bir meteor buldum, orta sahayı o toparlar' der de o zaman şaşırmayız. Şaka bir yana, niyet güzel, hedef yüksek de... Bazen gerçeklik diye bir şey var, kapıyı çalıyor. Yine de biz umudumuzu kesmeyelim, belki Foden bir gün rüyasında Galatasaray formasını görür de sabah uyanınca 'Ben Türkiye'ye gideceğim!' der, kim bilir? O zamana kadar bizim kahvedeki orta saha da fena değil aslında...