Arkadaşlar, dostlar, kahve sohbetlerinin vazgeçilmezi, hani şu Avrupa Ligi dediğimiz organizasyon var ya, işte onun 'birinci eleme turu rövanş heyecanı' dedikleri ama aslında bize 'kim kimi yenerse yensin, gol olsun yeter' dedirten maçlar yarın başlıyor! Avrupa futbolunun kalbinin attığı değil de, daha çok böyle uzak bir köşesinde sessiz sedasız atım seslerinin duyulduğu bu turnuvada, bakalım hangi yiğitler bir üst tura adını yazdıracak, hangi takımlar 'evine dönme' biletini şimdiden kapacak? Eh, malum, buralar henüz Şampiyonlar Ligi'nin yıldızlar geçidi değil, daha çok 'yükselen değerler' ya da 'bir zamanlar iyiydi ama şimdi...' tadında takımların boy gösterdiği yerler.
Şimdi gelelim esas mevzuya, yani maç programına. Bazı eşleşmeler var ki, ilk maçtan sonra insan 'Acaba kale arkasından mı maç izlemişler, golleri görmemişler mi?' diye düşünmeden edemiyor. Mesela, Romanya'dan Cluj ile Ukrayna'dan Dinamo Kiev... İlk maç 0-0 bitmiş. E hani iki takım da liglerinin devleriydi? Topu kaleye sokmak bu kadar zor mu yahu? Aynı şekilde Slovenya'nın Aluminij'i ile Moldova'nın Sheriff'i de 'Biz de varız ama gol yok' demiş, onlar da 0-0 berabere kalmışlar. Sanki UEFA penaltı atışlarını daha çok sevdiği için takımlara gol atmayın talimatı vermiş gibi. Hey gidi 'Şerif', ilk maçta niye sıkmadın şu mermi gibi şutları, bari adının hakkını verseydin!
Neyse ki biraz olsun gol sevinci yaşatanlar da var. Macaristan'dan Ferencvaros ile Sırbistan'dan Vojvodina arasındaki maç 2-1 bitmiş. Bakın, iki taraf da ağları havalandırmış, bravo! En azından birileri futbolun esas gayesini hatırlamış. Diğer yanda, Slovakya'dan Zilina ile Hırvatistan'dan Hajduk Split'in maçı 0-2 bitmiş. Hajduk Split resmen 'geliyorum' demiş, Zilina'ya da 'geçmiş olsun' demek düşer artık, rövanşta bir mucize olmazsa tabii. Ama günün en rahatı kim derseniz, tartışmasız Azerbaycan temsilcisi Karabağ! İzlanda'dan Vestri ile oynadıkları ilk maçta 0-3 galip gelmişler. İzlanda soğuğu gol atmaya engel olamamış anlaşılan. Vestri'nin rövanş için artık tek yapması gereken, Karabağlı oyunculara İzlanda'nın meşhur balıklarını ısmarlayıp 'moral bozucu' etki yaratmak olabilir, zira futbol olarak işleri bayağı zor.