Vay be! 2026 Dünya Kupası yarı finalinde ne maç oldu be! Fransa, İspanya karşısında öyle bir sahadaydı ki, sanki Mbappe'ler, Griezmann'lar değil de, tatil sonrası yorgun argın halı saha ekibi çıkmış. Skor 2-0 olunca bizim Didier Deschamps da maç sonu çıktı mikrofonların karşısına, yüzünde 'ne işimiz vardı burada' ifadesiyle. Diyor ki, 'İspanya güçlüydü, eyvallah. Ama biz sanki seviye atlamayı unutmuş, teknik hata rekoru kırmışız.' E, hocam o zaman adını Fransa Milli Takımı yerine 'Torpilli Tatilciler Karması' koysaydınız da şaşırmasaydık?
Tabii bir de mazeretler var... Savunma oyuncusu Saliba sakatlanmış, Rabiot da tam maçın en kritik yerinde sarı kart görmüş. Sanki İspanya, 'Durun, biz de eksik çıkalım da maç adil olsun' demiş gibi. Deschamps da haklı olarak 'Maksimum seviyede olmanız gerekir ama biz o seviyede değildik' diye iç geçirdi. Soyunma odasındaki hal de tam bir dram filmi kıvamıymış; oyuncular çökmüş, dizilerde hani kahraman kaybetmiş gibi bir halleri varmış. Vallahi o anı görmek isterdim, belki bir kamera şakası falan sanırlardı. Hırs varmış, mücadele varmış ama sonuç yoksa o hırs da, mücadele de ancak hatıra defterine yazılır, değil mi?
Gelelim maçın asıl 'komedi' kısmına: Hakem! Deschamps, 'Ağlayan biri gibi görünmek istemiyorum' dedi ya, tam da burada devreye giriyor. Hani 'Ben şikayet etmem ama siz de görüyor musunuz acaba' der gibi. Dedik ki, 'Hocam, El Salvadorlu hakem Ivan Barton için ne dersiniz?' O da başladı böyle esrarengiz bir şekilde konuşmaya: 'Ben cevap vermem, siz kendiniz cevap verin. Dördüncü, beşinci hakemler de aynı şeyi görüyordu... Sizce bu hakem, Dünya Kupası yarı finali yönetecek seviyede miydi?' Ne demek istediğini anlamayan, futbolu bırakıp leblebi tozu satmaya başlasın! Resmen 'Ben söylemiyorum ama siz benim yerime sövün' dedi. Yalanı mı var, 4. hakemle göz göze gelince 'Bu ne ya?' bakışları atıldığında, ne diyecek başka adam?
Bu arada maç, Deschamps'ın Fransa Milli Takımı başındaki son maçıymış. Adam, 'Kariyer planlaması şimdi mi konuşulur? Ben 2018'de şampiyon oldum, bir önceki finalde de oradaydık. Bugüne kadar yaptıklarımızdan gurur duyuyorum,' diye de ekledi. Yani demek istiyor ki, 'Bugün kaybettik diye beni yerden yere vurmayın, benim de bir geçmişim var ey ahali!' Haklı da. Bugün kaybedersin, yarın kazanırsın. Ama o 'ağlamam ama siz hakemi yerden yere vurun' taktiği var ya, işte o teknik direktörlük derslerine konu olur!