Abi şimdi bak, masaya yumruğu vurduk resmen! Galatasaray, o bildiğimiz Liverpool'u hem de Şampiyonlar Ligi'nde tek golle, Osimhen'in penaltısıyla devirmiş! Var mı ötesi? İşte bu şatafatlı galibiyet sonrası, bizim Nihat Kahveci abimiz de çıkmış, 'Durun bir dakika, bu zaferin üstüne laf ettirmem!' demiş.
Konu ne peki? Hani şu bizim dünyaca ünlü Sane var ya, yedek kulübesinde oturup maçı izledi, 'Ne iş?' diyenlere Nihat abiden sağlam bir ayar gelmiş. Demiş ki, 'Kardeşim, kulübede Messi ile Ronaldo yan yana otursa, ikisi de 'Hoca beni niye almadı?' diye sorsa, bu galibiyetten sonra gıklarını çıkaramazlar! Çıkarmamalılar! Ağızlarını açtıkları an, fena bozulur ortam!'
E şimdi düşün, Sane kalkıp 'Ben oynamak istiyordum!' dese... Vay ki ne vay! Nihat abiye göre, hem takım arkadaşlarından öyle bir bakış yer ki, 'Sen kimsin yeğenim?' derler, hem de teknik ekipten sağlam bir fırça! Yani anlayacağın, öyle bir zaferin üstüne kimsenin ego yapma, tribünlere oynama lüksü yok. Herkes haddini bilecek, bu tarihi anın keyfini çıkaracak. Zaten öyle bir şey diyeceğini de düşünmüyorum demiş Nihat, akıllı çocuktur Sane. Kısacası, mesele Sane'nin oynamaması değil, mesele Liverpool'u yedik kardeşim! Gerisi teferruat. Hadi yine iyisiniz Cimbomlular!