Hani şu bizim "milli futbolcu" Can Uzun var ya, Galatasaray'ın transfer listesinin en 'uzun' maddesiydi, 'Bu çocuk bizim olacak' diye aylardır ağızları sulanıyordu. İşte tam da o noktada, havaya girmeye hazırlandığımız anlarda, İtalya'dan bir kurt pusuya yatmış da haberimiz yokmuş meğer! Roma, 'Ben de varım!' diye sahneye öyle bir daldı ki, Galatasaray taraftarı 'Acaba bu çocuğa nazar mı değdi?' diye söylenmeye başlamıştır bile.
İtalyanlar boş durur mu? Roma Sportif Direktörü Tony D'Amico denen ağabeyimiz, anında Frankfurt'un kapısına dayanmış, Can'ın menajeriyle de 'bir kahve içelim' bahanesiyle temasa geçmiş. Olayın rengi bir anda değişiverdi. Haberde Frankfurt'un 45 milyon euro gibi dudak uçuklatan bir rakam istediği de yazıyor. Yani anlayacağın, o paraya bizimkiler Anıtkabir'in yanına küçük bir stadyum daha yapar. Roma tabii 'pazarlık sünnettir' diyecek ama bakalım ne kadar ciddi oldukları ve bu rakamın ne kadarına evet diyecekleri tam bir muamma. Sanki piyango bileti alıyorlar, 'ya tutarsa' der gibi.
Şimdi Galatasaray ne yapsın? Bir yandan 'uzun' zamandır takip ediyorduk diye hayıflanırken, diğer yandan Roma'nın bu ani baskınıyla şaşkınlık içinde kalmış durumda. Hani derler ya, 'son gülen iyi güler', ama burada kimin güleceği henüz belli değil. Anlaşılan o ki, bu Can Uzun transferi daha çok su götürür gibi. Ama şimdilik durum Aslan için pek iç açıcı değil, Roma'dan gelen bu haberle kahveleri iyice acılaştı. Artık oturup bekleyeceğiz, bakalım bu transfer masalı nasıl bir sonla bitecek. Belki de bir gün yine 'Can Uzun, Galatasaray'a hayırlı olsun' haberini okuruz, ama o zamana kadar bol bol dedikodu döner buralarda.