Arkadaşlar selamlar! Durun durun, yanlış okumadınız! Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'u 1-0 yenmiş! Haydaa, ne iş! Okan Hoca da maç sonu mikrofonu kapmış, 'Kazanmak çok güzeldi,' falan diyor. E haklı adam, kim olsa aynı şeyi söyler. Takımına teşekkürler, taraftara teşekkürler... Standart, ama bu sefer Liverpool'u tokatladıkları için bir başka havası var tabii. Bir de 'Türkiye'nin Avrupa'da değer görmesi' muhabbeti var ki, sanki bizim ülkenin değeri Liverpool maçına bağlıymış gibi... Hadi canım, biz zaten kıymetliyiz, sadece arada hatırlatmamız gerekiyor, o kadar!
Maç da öyle sıradan bir maç değilmiş ha, hani o bizim 'Alanya' performansı gibi gitmez mi bu maç da' diye korkanlar vardı ya, onlara kapak olsun! Okan Hoca diyor ki 'Oyuncularım hiç konsantrasyonlarını bırakmadılar.' E bırakmazlar tabii, karşıda Liverpool var, mahalle maçı değil bu! Bir de kale içinden çıkan top varmış, o da nazar boncuğu olsun, değil mi? Zaten amacımız 'insanları mutlu etmek' demiş hoca, biz de yedik. Vallahi helal olsun, insanları mutlu etmeyi bırakın, beni bile şaşkına çevirdiniz.
Neyse efendim, zafer sarhoşluğunun arasında bir de Osimhen mevzusu çıktı ortaya. Adamcağızın ayağına kramp girmiş, sanırsın sahadan sedyeyle değil de tabutla taşıyacaklar. Okan Hoca ne dese beğenirsiniz? 'Önemli bir şeyi yok, kötü bir haber de gelmedi.' Yahu sanki Liverpool'u yenmek yetmezmiş gibi, bir de maç sonu sağlık raporu tutmuş. Hocam, siz o kadar stresin arasında bir de kramp giren adamla mı uğraştınız? Bravo valla, bu galibiyetle birlikte Osimhen'in kramplarını bile unutturmuşsunuzdur. Ne diyelim, helal olsun aslanlara! Liverpool'u yenmek de neymiş, önemli olan Osimhen'in krampının ciddiyetsizliği!