Şimdi efendim, başlıyoruz Okan Hoca'nın Liverpool maçı öncesi demeçlerine. Hocamız çıktı bir konuştu, olaylar olaylar... Dedi ki "Salah oynamayacak diye haber almıştık." Yani sanki Salah'ın yedek kulübesinde şınav çekmesini bekliyorduk da, oynamadığını öğrenince şok olduk. Adam sakat, zaten ortalıkta yoktu, ama olsun Okan Hoca'nın istihbarat ağı sağlam demek ki, taa Liverpool soyunma odasından Salah'ın yokluğunu öğrenmiş, helal olsun! Neyse, bu "büyük fark" dediği Salah mevzusu haricinde de, öyle çok rotasyon diyemiyormuş yaptığı beş değişikliğe. Hocam, beş değişiklik rotasyon değilse nedir, tatil mi yapıyoruz?
Ama hocamızın taktiksel dehası burada bitmiyor tabii. Diyor ki, "Analizlerimizi yaptık, nasıl savunacağız, nasıl hücum edeceğiz biliyoruz." Yani sanki rakiplerini izlemeden maçlara çıkıyor gibi bir algı olmasın, bayağı detaylı çalışmışlar. Özellikle Singo'yu sağ beke koyup Gakpo'ya karşı direkt önlem almış, tam bir satranç ustası hamlesi! Bir de Liverpool'un o meşhur 2-0'dan maç çevirme huyuna dikkat çekmiş, sanki bizimkiler öne geçince maç garantiymiş gibi. Şaka bir yana, dersini iyi çalışmış hoca, elini sallayan gol atıyormuş gibi pozisyon veriyorlarmış.
Eee, madem Liverpool pozisyon veriyor, bize de gün doğar demiş Okan Hoca. Özellikle boy ortalaması en uzun takımızmışız bu sezon, tam yedi uzun oyuncuyla duran toplar adeta "Buyrun gol atın!" diyecekmiş rakibe. "Sert olacağız, baskı yapacağız" demeyi de ihmal etmemiş, sanki futbol maçı değil de bir tür güreş müsabakasına çıkıyorlar. Newcastle'ın Liverpool'a uyguladığı baskıyı örnek göstermiş, herhalde "Biz daha iyisini yaparız!" demek istiyor. Geçişlerde de gol arayacakmışız, ama asıl geçişleri Liverpool'un defansına sormak lazım, bakalım ne kadar "geçiş" izin verecekler. Yani anlayacağınız, Okan Hoca'nın kafasında her şey net. Maçta ne olacağı ise... Eh, o da futbolun o meşhur, "top yuvarlak" tarafı.