Arkadaşlar, bu futbol dünyasında ne fırtınalar, ne alengirli işler dönüyor, aklımız şaşıyor! Bu seferki olayımızda başrolde FIFA ve onun 'benim dediğim olur' tavrı var. ABD'li genç yetenek Balogun'a gösterilen kırmızı kart sonrası otomatik bir maçlık men cezası vardı ya hani? İşte o ceza, FIFA'nın 'yaratıcı' kararıyla bir yıllığına 'deneme amaçlı' askıya alınmış! Şaka gibi. Sanki kırmızı kart değil de, 'bir senelik ücretsiz deneme üyeliği' vermişler mübarek! Avrupa'nın babası UEFA da haliyle sinir küpü olmuş, 'Kırmızı çizgiyi aştınız, bu ne biçim torpil?' diye bas bas bağırıyorlar.
UEFA diyor ki, 'Arkadaşlar, futbol dediğin delikanlı spordur, kuralları nettir. Hadi bazı şeyler yoruma açıktır ama kırmızı kart sonrası bir maç ceza, anayasaya yazılmış gibi bir şeydir. Buna kimse kafasına göre müdahale edemez!' Resmen FIFA'ya 'Sen misin benim kurallarımla oynayan?' mesajı göndermişler. E haksız da değiller hani. Sahada milyonlarca oyuncu aynı kırmızı kartı görüyor, tıpış tıpış cezasını çekiyor. Gel gör ki, Balogun'a gelince sanki 'özel misafir' muamelesi yapılmış, kırmızı kartı 'pembe'ye çevirmişler. Bu mudur adalet, bu mudur şeffaflık?
Asıl tehlikeli olan da bu kararın emsal teşkil etmesi. UEFA bas bas bağırıyor, 'Bugün Balogun'a yaparsan, yarın herkes kapıya dayanır, 'Bana da yap, bana da yap!' der.' O zaman maçların tadı kalır mı, oyunun bütünlüğü nerede kalır? Futbol, dünyanın her yerinde aynı kurallarla oynandığı için bu kadar seviliyor. Ama FIFA, hele de Dünya Kupası gibi hayati bir turnuvanın ortasında böyle 'Ben yaparım, olur!' kararları alarak resmen topu taca atmıyor, resmen tribünlere oynuyor. Bakalım bu kırmızı kart affı modası daha kimlere bulaşacak, hep birlikte göreceğiz. Aman diyelim, maçın hakemi VAR'a değil, FIFA'ya danışmaya kalkmasın, sonra ceza değil prim alırız!