Abi Tunus'ta teknik direktör koltuğu, bildiğin elektrikli sandalye olmuş! Dünya Kupası'na gitmişler, daha ilk maçta 5-1 İsveç'ten dayak yiyince, 'Eyvah' falan demeden Sabri Lamouchi abimizin biletini kesmişler. Vallahi helal olsun federasyona, sabır diye bir şey kalmamış adamlarda. Hani bir maçlık ömür mü olur teknik direktörlükte? Sanki Japonya'ya karşı 7-0 yenilmişler gibi...
Sonra getirdiler 'kurtarıcı' diye Herve Renard'ı... Ne kurtarması kardeşim? Adam geldi, o da Tunus'u kurtarmak bir yana, batık gemiye yeni bir delik açar gibi iki maç daha oynattı. Japonya'dan 4, Hollanda'dan 3 yemişler. Toplamda üç maç, sıfır puan, bolca gol yemişler. E haliyle Renard da baktı, 'Buradan bana ekmek çıkmaz' dedi, sosyal medyadan bir açıklama patlattı: 'Tunus'un renklerini taşımak büyük onurdu, maceram sona erdi' falan filan... Onur duymuşmuş! Herhalde bu kadar gol yiyip de kovulmak yerine kendi istifa edebildiği için onur duymuştur!
Şimdi düşün, bir Dünya Kupası'na gidiyorsun, iki hoca değiştiriyorsun, sıfır puanla dönüyorsun. Acaba Tunus Futbol Federasyonu, yeni hoca arayışına girdiğinde ilana 'Deneme süresi: 90 dakika artı uzatmalar' mı yazacak? Ne diyelim, Tunus'un bu 'hızlı hoca değiştirme' geleneği, umarım bir sonraki Dünya Kupası'nda onlara şans getirir. Yoksa bu gidişle hocalar maça çıkmadan bavulla gelir, maç sonu doğru havalimanına gider!