SPOR MİZAHI · Gerçek haberden esinlenen mizahi yorum.
Hani bir ara bizim de adını duyduğumuz, böyle 'Acaba gelir mi, gelmez mi?' diye kahve sohbetlerine meze yaptığımız Eduardo Camavinga meselesi vardı ya, işte o iş tamamen netleşmiş beyler. Real Madrid'e yeni teknik direktör olan 'Özel Biri' lakaplı Jose Mourinho, koltuğuna oturur oturmaz ilk işlerden birini halletmiş. Demiş ki, 'Evladım Camavinga, sen bize çok gördüğün için mi, yoksa biz mi sana çok görüyoruz bilemem ama, yolun açık olsun.' Tabii bizimkilerin (Galatasaray camiası diyelim) 'Belki bir ihtimal?' diye iç geçirdiği o romantik anlar da, Mourinho'nun bu keskin kararıyla birlikte rüzgarda uçuşan bir yaprak misali tarihe karıştı.
Peki bu 'yolun açık olsun' fermanı 23 yaşındaki Camavinga'yı nereye götürüyor dersin? E, tabii ki paranın ve kupaların bol olduğu adreslerden birine: Manchester City'ye! Pep Guardiola, Sandro Tonali'yi Tottenham'a kaptırınca (ki o da ayrı bir fıkra konusu, neyse şimdi konumuz Camavinga) iyice hırslanmış anlaşılan. Fransız gencini de 'Premier Lig'in kasaplarına dayanır, fizik gücü de yerinde' diye gözüne kestirmiş.
İspanyol gazetesi Marca da yazmış çizmiş; Real Madrid ile City arasında direkt kontaklar kurulmuş bile. City, cüzdanını açmaya, Real ise 'Sat gitsin, gelen parayla Mourinho'nun istediği o süper stoperle orta sahayı alırız' kafasına girmiş durumda. Yani anlayacağın, Camavinga bir nevi Real Madrid'in yeni transfer bütçesine sponsor olacak. Garibimin kaderi de buymuş, ne diyelim! Birileri gelir, birileri gider; top yuvarlaktır, laf da bizimdir!
