Arkadaşlar kahvedeki muhabbete bak! Bizim Gençlerbirliği'nde öyle bir iç savaş çıkmış ki, sanırsın Hollywood filmi çekiyorlar. Başkan Arda Çakmak çıkmış kürsüye, bas bas bağırıyor: 'Beni devirmeye çalışıyorlar!' Neden mi? Kendi yönetim kurulu üyeleri, başkanın İstanbul'da Kulüpler Birliği toplantısındayken gizli bir toplantı yapmış, neymiş efendim 'komiteler' kurmuşlar. Transfer komitesi, sponsorluk komitesi, mali hesapları inceleme komitesi... Yahu, koskoca başkanın haberi olmadan böyle komiteler kurulur mu? Başkan da haklı olarak isyan ediyor, 'İlhan Cavcav görse mezarında ters dönerdi, Niyazi Aktaş bilmez miydi bu işleri?' diye verip veriştirmiş. Vallahi billahi biz burada iki topçu dedikodusu yapıyoruz diye laf olur, adamların kulübün kaderini değiştirdikleri komitelerden haberleri yok. Şaka gibi!
Şimdi bu iç savaşın, komite dramalarının ortasında bir de futbol gerçeği var tabii. Metin Diyadin hocamız üç acil mevki için transfer istiyormuş, bunlardan biri de Trabzonspor'dan bir kaleciymiş. Yani başkan bir yandan 'Beni deviriyorlar!' diye bağırırken, diğer yandan 'Trabzonspor'dan kaleci kararını bekliyoruz!' diyor. Borçlar desen gırtlağa kadar gelmiş, SGK'ya 110 milyon, vergiye 100 milyon... Toplamda 210 milyon TL borcun altında ezilen kulüp, devlete yalvarıp yakarmış da 72 ay taksitlendirme almış. Yahu bu parayı kim ödeyecek? Başkan adaylarına sesleniyor Arda Çakmak: 'Cebinizde 10 milyon Euro olmadan gelmeyin, yoksa Eylül'de yine kongreye gidersiniz.' Kendisi de 'Bu parayı bulursam aday olurum' diyor. Kulüp mü yönetiliyor, hayır kurumu mu, kimin cebinden çıkacak bu paralar belli değil.
Bir de üstüne basmış damgayı başkan: 'Yüzde 90 benim hatam, bu adamları ben aldım yönetime!' diye de bir özeleştiri patlatmış. Resmen Türk filmi senaryosu! Adam hem kendine kızıyor, hem de kurduğu yönetimin kendini devirmeye çalışmasına sinirleniyor. Neyse ki taraftar bir nebze olsun yüzünü güldürmüş, 8 bin kombinenin %99'u satılmış, localar da dolmuş. Yani takım sahada iyi kötü top oynamaya çalışırken, idari tarafta tam bir curcuna. Şimdi merak ediyorum, bu kadar karışıklığın içinde Trabzonspor'dan gelecek kaleci ne yapsın? Hem kaleci mi olacak, hem de kulübün borcunu mu ödeyecek? Hayırlısı olsun diyelim ne diyelim...