Arkadaşlar, duymayan kalmasın, Avrupa'da tek bir isim konuşuluyor o da bizim çocuk Arda Güler! Xabi Alonso gelmiş, piramitleri dizmiş de dizmiş, Arda da onun sayesinde adeta küllerinden doğdu, bildiğin Anka kuşu mübarek. Hani Real Madrid, Atletico'dan 5 gol yemiş, rezil kepaze olmuş ama sahada parlayan tek isim bizim Arda. Gol atmış, asist yapmış, takımın rezilliğini tek başına sırtlamış. Eflatun-beyazlılar da demiş ki, 'Tamamdır, bu çocuk bizde kalıcı, dönmemiz için anca mucize olur.' Yahu, Arda'nın bu formayı giymesi de zaten mucize gibiydi, bir mucize daha mı bekliyorlar şimdi?
Hal böyle olunca, Avrupa'nın kurtları da başlamış ağızlarının suyu akarak Arda'yı izlemeye. Tottenham'mış, Newcastle'mış, Arsenal'miş, AC Milan'mış, Borussia Dortmund'muş, RB Leipzig'miş... Anlayacağınız koskoca 6 takım kapı arkasından dikizliyor bizimkini. Sanki mahalle maçına son oyuncu seçiyorlar, o derece bir talip patlaması var. Ama Real Madrid cephesinde tık yok, adamlar gayet rahat, ayaklarını uzatmış, 'Boşuna uğraşmayın, bu çocuk bizde kalıcı' modundalar. E haklılar da, Arda formaya resmen yapışmış, ilk 11'in demirbaşı olmuş, hani 'Ben buradayım, gitmem' dercesine oynuyor.
Fichajes efendi de demiş ki, Arda'nın ayrılığı ancak ve ancak şok bir kararla yeniden yedek kulübesine çekilmesiyle mümkün olurmuş. Ama bu da neredeyse imkansızmış. Yani anlayacağınız, Xabi Alonso kafayı yiyip 'Aman Arda, sen biraz dinlen' demezse, ki demez, Arda Güler Real Madrid'in yeni gözdesi olmaya devam edecek. Özetle, sevgili takımcılar, diğer takımlar da boşa kürek çekmesin, el sallayıp durmasınlar artık; Arda'nın Real Madrid'deki tapusu çıktı, hayırlı uğurlu olsun!