Hani şu, Dünya Kupası'nda 24 yıl sonra gidip de 'bir şeyler' yaptığımız Arizona macerası var ya... TFF de sağ olsun, o 'bir şeyler'in neden istediğimiz gibi olmadığını kimsenin üstüne yıkmasın diye, 'abi her şey bilimseldi, biz elimizden geleni yaptık, kusur bizde değil' diye bir açıklama patlatmış. Meğersem, o kötü performansın sebebi kamp yeri falan değilmiş, her şey FIFA'nın kılavuzluğunda, bilimsel veriler ve operasyonel gereklilikler çerçevesinde 'titizlikle' planlanmış. Anlayacağınız, biz 'neden Arizona?' diye sorup durduk, TFF de dedi ki 'bırakın şimdi Arizona'yı, derin mevzular bunlar, her şeyin bir açıklaması var!'
Efendim, mevzu sadece bir otel ve antrenman sahası seçimi değilmiş, devasa bir 'Team Base Camp' konsepti varmış. FIFA turnuvayı Batı, Merkez, Doğu diye üçe bölmüş, direkt katılan 42 şanslı takım pastadan en güzel dilimleri kapmış. Bizim gibi play-off'tan gelen 'garibanlar'a ise katalogda ne kaldıysa o tebliğ edilmiş. Yani resmen 'kalan sağlar bizimdir' durumu. TFF de denemiş güya kamp değiştirmeyi, ama FIFA abimiz 'çok riskli, uğraşamayız şimdi' demiş. Bizimkiler de 'peki FIFA abicim' demişler herhalde. Sonuç olarak, bizimkiler Arizona'da, yüksek standartlı antrenman sahalarında, hatta ABD Beyzbol Ligi takımı Chicago Cubs'ın performans merkezini kiralayıp, yetmedi hiperbarik oksijen kabinleri, soğuk odalar falan kurarak 'bilimsel' bir hazırlık yapmışlar. Valla benim aklıma takılan, o kadar yüksek teknoloji, o kadar bilimsel hazırlık sonucu neden gol atamadık? Acaba top da bilimsel olarak yuvarlak mıydı?
Bir de Arizona'nın malum sıcağı var tabii. TFF demiş ki 'biz FIFA'ya dedik ki burası sıcak!' FIFA da 'tamam siz çölün ortasında kavrulmaya devam edin, ama maç şehirlerinde size iki antrenman hakkı verelim, bak ne kadar iyiyiz' demiş. Hatta antrenmanlar hep güneş battıktan sonra yapılmış, hani çöl kaplanları gibi gece avlanmış bizimkiler. Maalesef avlayacak bir şey bulamamışız, o başka konu. Bir de adaptasyon muhabbeti var: 'Her bir saatlik zaman farkı için bir günlük adaptasyon süresi planlandı' diyorlar. Sanki uzaya gittik, Mars'ta top oynayacağız. Yani anlayacağınız, TFF'ye göre her şey tıkır tıkır, bilimsel olarak planlanmış. Bütün bu bilimsel veriler, operasyonel gereklilikler ve seferber edilen tüm imkanlar sonucunda ne mi oldu? E, onu zaten 86 milyon kalbi Türkiye için atan vatandaş olarak hep beraber gördük. Kuru bir teşekkürle geçiştirmişler bizi, 'çok üzüldük ama her şey bilimseldi' diyerek. Ne diyelim, canları sağ olsun, bilim kazansın... Diğer maçlarda topu da bilime göre yuvarlasınlar bari.