Vay be bizim Barselona yine yapmış yapacağını! Hani geçen hafta Osimhen, ondan önceki hafta Alvarez 'kesin bizde' diyorlardı ya? Meğer o işler cep delik, cepken delik muhabbetiymiş. Galatasaray, Osimhen için kapıyı 150 milyon Euro'dan açmış, Atletico Madrid de bizim Arjantinli için (ki 500 milyon Euro ne demek ya? Altın varaklı mı gol atıyor bu çocuk?) öyle bir rakam istemiş ki, bizim Katalanların bütçeyi duyunca elleri ayakları buz kesmiş. Hani derler ya, 'Hayaller Paris, hayatlar Muş,' Barcelona için de 'Hayaller Osimhen, hayatlar hesap cüzdanı' olmuş resmen.
Ee, madem kasada akrep var, ne yapacak bu Barcelona? 'Yürü git Bayern'e bakalım' demişler herhalde. Rotayı çevirmişler Harry Kane'e! 'Ne gerek var o kadar paraya, alalım şu kupaların hasretini gideren, kariyerinde ilk kez kupa kaldırmanın tadına varmış abimizi,' diye düşünmüşler anlaşılan. Adam Tottenham'dan sonra Bayern'e gidip iki sezonda dört kupa almış, daha ne olsun? Gol makinesi desen gol makinesi, asist desen asist. Bizimkilerin kafası da şu: 'Finansal sorunları çözelim, sonra bir şekilde Kane'i alırız.' Yersen!
Sky Sports falan da yazmış, Kane'in sözleşmesi 2027'de bitiyormuş. Bayern de hala yeni sözleşme teklif etmemiş. Ne olduysa oldu, Dünya Kupası falan filan derken (gerçi Dünya Kupası biteli çok oldu ama herhalde kafası hala oralarda) transfere pek sıcak bakmıyormuş şimdilik. E haklı adam, kupa koleksiyonu yapıyor. Ama Barcelona? Onlar da zaten kupadan anlayan birini arıyor herhalde. Bakalım bu film nasıl bitecek? Umarım bu kez 'finansal olarak uygun' dedikleri Kane için banka soymaya kalkmazlar da, bir ara bir golcü alırlar bu takıma!