Arkadaşlar, Şampiyonlar Ligi'ne gidecek Real Betis öyle bir kadro kurmak istiyor ki sanırsın rüyalar ülkesi. Tabii bu rüyanın başrol oyuncularından biri de orta sahanın demirbaşı Sofyan Amrabat. Ama gel gör ki, bu işler öyle 'istiyorum' demekle olmuyor. Betis, bizim Fenerbahçe'den Amrabat'ı "ucuza kaparız" derken, karşısında tam bir Anadolu zekasıyla karşılaştı. Hem Amrabat'ın "Ben bu kadar maaş isterim!" tavrı, hem de Fener'in "O kadar da kolay değil aslanım!" bonservis inadı, Betis'in elini kolunu bağlamış durumda.
Yetmezmiş gibi, Beşiktaş da Amrabat'ın peşine düşmüş. Yani Betis'in işi zaten zorken, şimdi iyice yokuşa sardı. Ama durun, asıl bomba şimdi geliyor! Fener'imiz demiş ki: "Madem bu kadar nazlanıyorsunuz, o zaman siz bize geleceğin yıldızı José Antonio Morante JR'ı verin, biz de Amrabat için birazcık dişimizden tırnağımızdan artırırız." Morante dediğin de öyle sıradan bir velet değil ha, İspanya U19'da 34 dakikada iki gol atmış, Betis altyapısının gururu, geleceğin Messi'si falan filan diye pazarlanan bir çocuk. Hayali de Betis A takımında oynamakmış, zavallı...
Şimdi Betis cephesi karışık. Bir yanda 'Şampiyonlar Ligi'ne Amrabat'la çıkalım, ama ucuza gelsin' derken, diğer yanda kendi altın yumurtlayan tavuğunu (yani Morante'yi) başkasına vermemek istiyorlar. Teknik direktör Pellegrini de haklı olarak 'Ne biçim iş bu, ben kampıma pırıl pırıl gençleri kaybederek başlamam!' diye dertleniyor. Resmen "iki ucu pis değnek" durumu yaşıyorlar. Amrabat mı, Morante mi? İşte bütün mesele bu! Fener yine turnayı gözünden vurup Betis'in gençlik hayallerini mi çalacak, yoksa bu transfer hikayesi trajik bir aşk filmine mi dönüşecek, hep birlikte göreceğiz.