Yine bir transfer döneminin çılgınlığına kendimizi kaptırmış gidiyoruz. Takımlar transfer yapıyor, oyuncular bavul topluyor, taraftarlar 'Acaba bu sene de şampiyon olabilecek miyiz?' diye gerim gerim geriliyor... İşte bu hengamede, Fenerbahçe'den ayrılmasına kesin gözüyle baktığımız isimlerden biri vardı: İngiliz sol bek Archie Brown. Hani o 'gitmesi muhtemel' listelerinin demirbaşıydı. Ama durun bir saniye! Futbol bu, sürprizlerle dolu... Meğersem Archie, gitmek yerine Topuk Yaylası'nda öyle bir performans sergilemiş ki, ayrılık çanları yerine düğün davulunu çalmaya başlamış bizim yönetim!
Düşünün, adam kampa gitmiş, millet uyku tulumundan çıkamazken veya 'Aman sıcakta çok koşmayalım' derken, Archie resmen Formül 1 pilotu gibi çalışmış. A Spor'un haberine göre, laktat testlerinde öyle bir rekor kırmış ki, antrenörler 'Bu çocukta kesin roket var!' diye bakmışlardır. Geçen sezon biraz mutsuz, biraz keyifsizdi sanki, şimdi bakmışlar yüzü gülüyor, bıyıkları terlememiş, koşmaktan ciğerleri dışarı çıkmış ama mutlu! E tabii, insan sevdiği işi yapınca (ya da takımı sevemeye başlayınca diyelim), performansı da tavan yapıyor haliyle.
Hani Fenerbahçe'ye ciddi teklifler geliyordu bu genç için? Belli ki ya teklifler yeterince 'ciddi' değildi, ya da Archie'nin laktat testi sonuçları tekliflerin üstüne çıktı. Bir de bonus olarak, +4 kuralına uyuyormuş bizim Archie. Yani hem iyi koşuyor, hem kurallara uyuyor, hem de takımda kalma ihtimali artıyor. Ne diyelim, transfer piyasasının cilveleri işte. Gitmekten vazgeçen Archie'ye 'Hoş geldin yeniden!' diyeceğiz herhalde. Belki bu performansla seneye 'Archie Brown'ı alabilmek için uzay mekiği teklif ettiler' haberlerini okuruz, kim bilir!