Ya abicim, bu transfer dönemi yok mu, resmen akıl sağlığımızı test ediyor. Daha dün baktım gazetelere, Aziz Başkan bile dayanamamış isyan etmiş! Hani o meşhur 'illallah' derler ya, tam olarak o durum. Demiş ki 'O paraya Sörloth'u alırız!' Valla haklı adam, bazen bakıyorum verilen paralara, bizim mahalledeki marketin cirosu kadar para saçılıyor adama, soruyorum kendime: Bu işin sonu nereye varacak?
Şimdi tabii bu Aziz Başkan'ın sözleri havada kalmıyor, düşünüyorsun. Hakikaten, hangi Sörloth'tan bahsediyor, kaç paraya alırlarmış diye. Ama asıl mesele şu ki, bu transfer döneminde herkesin ağzında bir isim, bir bonservis bedeli. Beşiktaş'ı ayrı koşturuyor, Fenerbahçe zaten 'her gün yeni bir transfer' kafasında, Galatasaray desen sessiz ama derinden iş çeviriyor, Trabzonspor da 'acaba kimi getirsek de taraftar şenlensin' derdinde. Gazeteler zaten her gün bir bombayı patlatır gibi çıkıyor karşımıza, bir de '1 dakikada göz atın' diyorlar, sanki biz de işsiz güçsüz sadece transfer okuyoruz, sabah akşam!
Yani demem o ki, bu transferler tam bir curcuna. Herkes bir şeyler bekliyor, yönetimler bir şeyler vaat ediyor, taraftar hayal kuruyor. Ama günün sonunda Aziz Başkan'ın dediği gibi, acaba o paraya Sörloth gibi net bir golcüyü kapmak daha mı mantıklıydı diye düşünmeden edemiyorum. Yoksa yine 'beklentilerin altında kaldı' haberleriyle mi uyanacağız 2026'nın bilmem kaçıncı Haziran'ında? İşte futbol bu, bazen mantık aramak, kutup ayısından dondurma istemek gibi...