Arkadaşlar, Göztepe transferde öyle bir noktaya gelmiş ki, "Hocam takım mı yönetiyoruz, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu mu?" diye sormak farz oldu. Kadroda tam 15 yabancı oyuncu... Onlar da yetmemiş olacak ki, Kulüpler Birliği toplantısında "Bu 10+4 kuralını bi serbest bıraksanız ya!" diye yalvarmışlar. E tamam da Göztepe yönetimi, sizin zaten mevcut yabancıları sığdıracak yedek kulübeniz kalmadı be kardeşim! Neredeyse her takımdan bir tane olacak, sanki coğrafya dersi veriyorlar. Bu ne bolluk, bu ne bereket Allah aşkına?
Hal böyle olunca, 'biraz yer açalım' diye kolları sıvamışlar. Yeni sezon öncesi Nijerya asıllı İrlandalı Sinclair Armstrong, Brezilyalı Andre Henrique gelince sayı 15'e fırlamış, haliyle de kasa iyice şişmiş. Kurban seçilenler de belli: Rhaldney ve Jeh'in bavulları çoktan toplanmış, kapının önüne konmuş. Juan ve Dennis'i ise 'yüksek bonservis'le satma hayalleri kuruyorlar. Hadi inşallah diyelim, belki bir alıcı çıkar da kulübün kasası biraz nefes alır. Mohammed, Luiz ve Sabra'ya ise 'git bi tur kiralık oyna, belki orada tutunursun' denmiş. Resmen futbolcu çöplüğü oldu mübarek kulüp, elekten geçirme operasyonu yapıyorlar.
Ama durun, dram bitmedi! Bütün bu "yabancıyı gönderelim" tantanasına rağmen, hâlâ Gambiyalı stoper Sundberg'le temastalar, üstüne bir de yabancı kaleci bakıyorlar! Yani bir yandan 'çok yabancımız var' diye ağlarken, diğer yandan 'biraz daha gelsin' diye el sallıyorlar. Göztepe'nin bu stratejisi, evde dolap dolusu kıyafet varken 'giyecek hiçbir şeyim yok' diye avm'ye koşan hanımlar gibi. Yaz döneminde kaleci Lis, stoper Heliton ve orta saha Krastev'in sessiz sedasız aradan sıyrılıp gitmesine şaşmamak lazım. Onlar muhtemelen 'oh be, kurtulduk şu yabancı kontenjanı kâbusundan!' diye bayram yapıyordur şimdi.