Abi bak şimdi, Beşiktaş'ta sular durulmuyor. Geçen sezon başında Leicester'dan 8 milyon euroya alıp 'Yıldız transferi yaptık!' diye ortalığı yıktıkları Wilfred Ndidi için kapıda kuyruk oluşmuş, ama bizimkilerin yüzü gülmüyor. Gelen ilk teklifler öyle düşükmüş ki, sanırsın adama "Gel bizde takıl, arada topa da vurursun" demişler. E hani bu işler kâr ediyordu, oyuncu parlatıp satıyorduk? Yoksa Beşiktaş'ın transfer stratejisi "Aldığımıza satarsak, battı balık yan gider"e mi döndü?
Şimdiye kadar Beşiktaş'ın tek derdi, bu adamdan zarar etmemek olmuş anlaşılan. Yönetim "Kardeşim, en az 8 milyon euro getirirsen alırız, yoksa kalsın bizde, antrenmanlara renk katar" modunda. Özellikle Arap Yarımadası'ndan gelen teklifler, bizimkilerin beklentisinin epey altında kalmış. Ndidi de sağ olsun, hiç naz yapmıyor, "Verin paramı gideyim" der gibi duruyor. Zaten kim kalmak ister ki, değeri düşmüş, kulübü de 'zarar etmeyelim' derdinde olan bir yerde?
Geçtiğimiz sezon 31 maçta 2 gol, 1 asistle 'vazo' gibi duran Ndidi'nin bu performansı sonrası 8 milyon euro isteyen Beşiktaş'a da kimse "Haksızsın" diyemez. Neticede kulüp, çilek diye aldığını, 'zarar etmeyelim' diye geri yollamanın derdinde. Bakalım bu "minimum zararla çıkış" operasyonu nasıl sonuçlanacak? Yoksa Ndidi, "Siz beni sattığınıza pişman olacaksınız" diyip kendini mi parlatacak, hep birlikte göreceğiz. Ama bence, Beşiktaş yönetimi şimdi oturup "Keşke daha ucuza alsaydık" diye kafasını duvarlara vuruyordur.