Arkadaşlar, masaya oturalım bir çay söyleyin, acayip bir transfer dedikodusu var elimde! Hani şu bildiğimiz Como takımı var ya, yeni sezonda Şampiyonlar Ligi'nde falan boy gösterecekmiş... E haliyle defansa kalas gibi bir adam arıyorlar, bayağıdır da uğraşıyorlar bu konuda. İlk aşkları kimmiş biliyor musunuz? Chelsea'den Trevoh Chalobah! Vay babam vay, hemen 25+2 milyon Euro'yu yollamışlar Londra'ya. Ama Chelsea de kurnaz, 'Yok öyle 25'e Chalobah alıp Şampiyonlar Ligi'nde oynarsınız, en az 30+5 milyon' demiş. E tabi, Como'nun bütçesi çatırdayınca, 'N'apalım, kısmet değilmiş' deyip geri vites yapmışlar.
Eeee, ilk göz ağrısı olmayınca Como da boş durur mu? Hemen rotayı daha "makul" alternatiflere çevirmişler. La Gazzetta dello Sport fısıldıyor ki, yeni hedefleri bizim Davinson Sanchez! Düşünsene, Chalobah için 30 milyon veren, Sanchez'e ne kadar verir diye düşünüyorduk. Meğersem bizim Galatasaray da uyanıkmış, 'Madem öyle, 18 milyon Euro'dan aşağı olmaz!' demişler. Vallahi helal olsun, piyasayı iyi okumuşlar. Como'nun halini görsen, sanki 'Chalobah gitti, bari Davinson'ı kapalım da defansımıza bir yamalık olsun' modundalar.
Bu arada, eğer bu transfer 18 milyon Euro'ya falan biterse, Davinson Sanchez'in ismi Galatasaray tarihine altın harflerle yazılacakmış... Pardon, altın değil de, en pahalı 2. satış olarak geçecekmiş! Rekor hala 30 milyon Euro'yla Sacha Boey'da, efsanevi Badou Ndiaye de 16 milyon Euro'yla üçüncü sırada yerini koruyor. Yani anlayacağınız, Davinson sadece top oynamıyor, kulübü de ihya ediyor bu gidişle. Darısı diğer oyuncuların başına diyelim, belki bir gün bizim de gözlerimiz Davinson'dan başkasını görmez!