Arkadaşlar, Real Madrid'de Jose Mourinho dönemi başladı, tabii hepimizin aklında tek bir soru: Bizim Arda ne olacak şimdi? Tam da Arda, Dünya Kupası'nda ABD'ye mis gibi bir gol atıp 'Ben buradayım!' dediği, sonra milli takımın elendiği anların hemen ardından Portekizli hoca, telefonu kapmış Arda'yı aramış. Dedikoduya göre, Mourinho Arda'ya olan 'güvenini' dile getirmiş, 'Evlat, o gol neydi öyle, harikasın!' tadında şeyler söylemiş. Hatta Arda'dan dinlenmesini ve yeni sezon hazırlık kampına tüm enerjisiyle odaklanmasını istemiş. Yahu sanki Arda'nın tek derdi kamptı, Mourinho da yeni mi keşfetti Arda'nın dinlenmesi gerektiğini? Neyse, moral motivasyon herhalde diye düşündük.
Ama gel gör ki, Mourinho'nun bu ballı lokma tatlısı sözlerinin arkasında bizim Arda'yı biraz üzecek bir 'ama' gizliymiş. Hoca demiş ki, 'Sen benim için kilit bir oyuncusun Arda'cım, çok değerlisin... Amaaa, ilk 11'de düzenli oynatırım, garanti veririm, o işler biraz zor.' Hele bir de Bernardo Silva transferi muhabbeti var ki, tam yıkım! Mourinho'nun aklındaki ilk 11'de Bernardo Silva ile Bellingham baş tacıymış.
Yani kısacası, 'Sen golünü attın eyvallah, ama ben Bernardo ile Jude'a bakıyorum, sen de yedek kulübesinin tadını çıkar' demiş adam kibarca. Bizim çocuk yine sabredecek gibi, Real Madrid'in yedek kulübesi de herhalde beş yıldızlı otel gibidir, ne diyelim? Arda'nın çantasında 'sabır taşı' eksik olmasın yeter!