Arkadaşlar, transfer piyasası bu sene iyice absürde bağladı! Düşünün, Juventus'tan ayrılmış, dünya yıldızı Dusan Vlahovic, kafasını dinlemek için gelmiş bizim Bodrum'a. Hani dersin, 'Oh be, azıcık güneşleneyim, denize gireyim, kafamı boşaltayım.' Ama nerede! Bizim Beşiktaşlı yöneticiler, hele hele Serdal Adalı abimiz, anında kokuyu almış. 'Tatil mi, ne tatili? Sen gel bir bizimle konuş!' diye adamın arkasına takılmışlar resmen. Resmen Vlahovic'in peşine düşüp, tatili burnundan getirecekler desek yeridir.
Şimdi bu Dusan, santrfor mevkiinin 1 numaralı hedefiymiş Beşiktaş için. E adam da boş değil hani, sözleşmesi bitmiş, bonservisi elinde, haliyle de nazlı. Bir imza parası istemiş, bir de yıllık maaş... Toplamda 10+10 milyon Euro! Resmen, 'Ben tatilime devam ederim, siz bu parayı ayarlayabilirseniz konuşuruz' diyor sanki. Ama Serdal Adalı durur mu? 'Boşver o 10'ları, gel sen bir yüz yüze görüşelim, biz sana Beşiktaş ruhunu anlatalım' der gibi, 10 gün boyunca Bodrum'da misafir olan Sırp golcüyle birebir temasa geçecekmiş. Yani anlayacağınız, Vlahovic beach club'da mojitosunu yudumlarken, bir yandan da Beşiktaş yönetimi onu ikna etme mesaisi yapacak. Bu çabanın adı da 'güneş kremli ikna çabaları' olarak tarihe geçebilir.
Hatta işi o kadar ciddiye almışlar ki, teknik direktör Vincenzo Italiano bile telefonun başına geçmiş, 'Alo Dusan, nasılsın, Bodrum nasıl? Ama gel gör ki Beşiktaş seni bekliyor' tadında bir görüşme yapacakmış. Valla ben Beşiktaşlı yöneticilerin yerinde olsam, Vlahovic'e özel bir tekne turu düzenler, Boğaz'da yemek ısmarlar, 'Bak burası İstanbul, Beşiktaş'ın kalbi' diye gezdirtirim. Gerçi, o kadar parayı duyduktan sonra adamı tekneyle geri Juventus'a yollamak da bir seçenek olabilir. Şaka bir yana, bu transfer çabaları hakikaten trajikomik bir hal aldı. Bakalım Vlahovic, Bodrum tatilini Beşiktaş formasıyla mı noktalayacak, yoksa 'Deniz suyu tuzlu, paranız az' diyerek uçağa mı atlayacak, hep beraber göreceğiz!