Arkadaşlar, Kulüpler Birliği toplantıları genelde 'çaylar içilir, pastalar yenir, sorunlar halı altına süpürülür' kıvamında geçer zannederdik, ama bu sefer öyle olmamış! Samsunspor Başkanımız Yüksel Yıldırım, anlaşılan o ki içindeki derdi daha fazla tutamamış ve masaya vurmuş yumruğunu. Demiş ki 'Yahu, bu Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzon hep devletten arazi kapar, yardımları cebe atar, sonra hop transferde kullanır. Biz gariban Samsun'a bir kuru ekmek bile yok!' Bizim Mahmut Uslu da tabii durur mu, lafı gediğine koymuş: 'Başkan sen de git Samsun'da al o zaman!' Yüksel Başkan da haklı olarak 'Verseler alırdım, Allah Allah, bize kimse vermiyor!' diye cevap yapıştırmış. Haklı mı? Eh, duruma göre değişir ama derdi büyük belli ki.
İşte tam o sırada, işin içine Fenerbahçe giriyor. Yıldırım'ın anlatımına göre, 'Sen bizi Galatasaray'la karıştırma, biz bedava yer almıyoruz, Galatasaray'a koskoca Riva'yı verdiler' minvalinde bir savunma gelmiş. Yani, 'Biz kötüyseniz, onlar daha kötü!' modunda bir karşı atak. Sonra sahneye Fenerbahçe Başkan Vekili Barış Göktürk çıkmış, Yüksel Başkan'a 'Sen buraya dolu gelmişsin' demiş! Vay anasını sayın seyirciler, bu lafı duyunca ben olsam tansiyonum fırlardı herhalde. Yüksel Başkan da şaşkın tabii, 'Ne oldu da bir anda Fenerbahçe düşmanı ilan edildim, benim çoğu arkadaşım Fenerli!' diye dert yanıyor. Demek ki Fenerlilerle arası iyi olunca, eleştiri hakkın olmuyor bizim memlekette.
Ama asıl kıyamet sonrasında kopmuş! Barış Bey, Yıldırım'a 'Sen konuşma, sus, dinle' diyecek cüreti göstermiş. Yahu, sen kocaman Samsunspor'un sahibine 'sus' dersin de, o da sana ne der? Yüksel Başkan tabii ki patlamış: 'Sen kimsin ya, haddini bil! Benimle böyle konuşamazsın! Ben başkanım, Samsunspor'un sahibiyim. Sen seçimle geldin, belki 6 ay sonra gideceksin!' diye resmen ders vermiş. İşte olay budur! Kulüpler Birliği toplantısı mı, yoksa kahvehanede hararetli bir maç muhabbeti mi belli değil. Anlaşılan o ki, arsa muhabbeti masayı sandalyeleri uçurmasa da, ağızları iyice yormuş.