Şu Trabzonspor'un transfer stratejisi var ya, adeta borsa spekülatörü gibi! Bir bakıyorsun, kadroya Metehan Mimaroğlu'sundan tut Saviolo'ya, Lopes Cabral'dan Muçi'ye, Malinovskyi'ye kadar tam beş tane 'hayırlı iş' yapmışlar. Sanki ligin kalanında hiç boşluk kalmayacak. Ama tabii, bordo-mavili cephede işler sadece almakla bitmiyor, biraz da 'nakit akışını sağlamak' lazım değil mi? İşte tam da bu noktada devreye Brezilyalı golcümüz Felipe Augusto girdi ve apar topar Zenit'in yolunu tuttu. Sanırsın adamı 'bizde biraz kal, kendini parlat, sonra sana güzel bir kar marjıyla yol veririz' diye almışlar!
Eh, zaten bu transferin en ballı kısmı da tam burası. Hatırlarsınız, Augusto'yu Cercle Brugge'den tam 5 milyon euroya kapmışlardı. Şimdi Zenit abi gelmiş, masaya 15 milyon euro nakit, üstüne bir de 5 milyon euro bonus koymuş. Yahu bu ne demek? Bir sezonda 40 maç oyna, 15 gol at, Türkiye Kupası'nı kaldır, sonra bir de kulübe 10 milyon euro net kâr bırakıp git! Visca'dan, Nwakaeme'den sonra kasayı şenlendiren bir transfer daha. Resmen 'ben golcü değil, kulübün finans departmanının gizli kahramanıyım' der gibi hareket etti Brezilyalı. Trabzonspor yönetimi de eminim şimdiden yeni 'parlatıp satılacak' yeteneğin peşindedir, tebrikler yani, bu ticari zeka futbolculuktan bile iyi!