Bizim A Milli Takım, bildiğimiz gibi, Dünya Kupası defterini bu sefer de 'maalesef' kapattı. Hani her turnuvada 'Acaba bu sefer mi?' diye bir hevesleniriz ya, sonra o heves 'Yine mi, boşver'e döner. İşte tam da o klasik senaryonun ardından, milli gururumuz Kenan Yıldız sahneye çıktı ve ortalığı karıştıran bir açıklama yaptı: 'Kötü oynayarak kaybettiğimizi düşünmüyorum!' Şimdi burada bir duralım. Yani Kenan'ım, o zaman biz mi maçı yanlış izledik, yoksa skorbord falan mı bize şaka yaptı, bilemedik!
Düşünsene şimdi, sen kötü oynamıyorsun ama bir şekilde eleniyorsun. Bu olsa olsa kaderin, kısmetin ya da o günkü rüzgarın azizliği olsa gerek. E madem kötü oynamadık, o zaman ne oldu? Takım arkadaşlarıma mı pas atmadım, rakip kaleye şut mu çekmedim, neyden elendik? Galiba skor tabelası bizim maçta 'kötü oynamış' diyelim, biz de rahatlayalım. Bir de üstüne ABD ile 'prestij maçı'na çıkacaklarmış. Hangi prestiji kurtaracağız Kenan'ım? Elenme prestijini mi, yoksa 'kötü oynamadık' demeye devam etme prestijini mi?
Kenan bir de geçmişe dönüp '2 sene önce Avrupa Şampiyonası'nda en çok eleştirilen bendim' diye bir dokundurma yapmış. Canım Kenan'ım, futbolcu adam eleştirilir. Özellikle de böyle 'kötü oynamadık ama elendik' gibi matematiksel olarak biraz kafa karıştıran açıklamalar yapınca, eleştiri de kapımızı çalar. 'Futbolda her zaman değişkenlik gösteren unsurlar var' demişsin. E tabii, mesela bazen top ağlarla buluşur, bazen direkten döner, bazen de kaleci 'Yok ya, bu topu tutmayayım' der. Bu değişkenlikler yüzünden de bazen kötü oynarsın, bazen iyi ama bizde genelde 'kötü oynamadık' derken elenme durumu oluyor, garip bir döngü. Hadi bakalım, ABD maçında bari skor tabelası bize kötü oynamasın da gönlümüz şenlensin!