Malumunuz Beşiktaş'ta her yeni teknik direktör, gelir gelmez bir 'devrim' vaadiyle başlar işe. Sanki bir önceki hoca uzaylıları oynatıyormuş gibi, kadroda kimler kalacak, kimler gidecek, bir transfer bilmecesi başlar. İşte bu kafa karışıklığının ortasında, Vincenzo Italiano, Sergen Yalçın'ın adeta 'rafa kaldırdığı', yüzüne bile bakmadığı iki isme adeta yeniden hayat öpücüğü kondurmuş. Anlaşılan futbol dünyasında 'birinin çöpü, diğerinin hazinesi' klişesi, en çok Beşiktaş'ta yaşanıyor.
İlk 'yeniden doğuş' hikayemizin kahramanı Vaclav Cerny. Geçen sezon Sergen hocanın formayı unutturduğu Çekyalı kardeşimiz, Italiano'nun sağ kanat planlarında başrolü kapmış. Hocamız, Cerny'den 'daha fazla verim almayı hedefliyormuş'. Tabii geçen sene ne verimi vardı da bu sene fazlasını alacağız, orası muamma. Ama anlaşılan, bu karar öyle sağlam ki, sağ kanat transferi bile şimdilik bekleme odasına alınmış. Yani anlayacağınız, Cerny'nin 'altın' yetenekleri, Sergen'in göremediği yerlerden fışkırmış.
Bir diğer 'Sergen'in es geçtiği, Italiano'nun ısrarla istediği' isim ise Tiago Djalo. Portekizli stoperimiz, Sergen Yalçın döneminde sahanın kenarında oturmaktan poposuna kramp girmiş olabilir ama Italiano'nun radarına girmeyi başarmış. Hoca, Djalo'nun fiziksel özelliklerine ve oyun karakterine adeta aşık olmuş. Demek ki bazen bir futbolcuyu görmek için sadece farklı bir gözlük takmak gerekiyormuş, Sergen hocamız belki de miyop muydu, kim bilir?
Şimdi bu iki 'yeniden keşfedilmiş' topçumuz, Beşiktaş'ın yurt dışı kampında ter dökecekler. Bakalım Sergen Yalçın'ın pas geçtiği bu arkadaşlar, gerçekten Italiano'nun gözdesi mi olacak, yoksa kamp dönüşü yine yedek kulübesinin tozunu mu alacaklar? Futbol bu, dün 'yaramaz' dediğine bugün 'vazgeçilmezim' dersin. Ne diyelim, kaderin cilvesi diyelim, top yuvarlak diyelim, hayırlısı olsun Kara Kartal!