Eeeh, bizim 2026 Dünya Kupası fırtınası hız kesmeden devam ediyor beyler! Hani şu Amerika, Meksika, Kanada el ele vermiş de ev sahipliği yapıyor ya, işte o. Yarın da tam üç tane maç var programda, ama gelin görün ki bütün gözler yine tek bir yerde: Dallas Stadı'nda, son şampiyon Arjantin ile Avusturya kapışmasında. Yani ne diyelim, Arjantin bu kupayı yeni almışken, Avusturyalılar için şimdiden “geçmiş olsun” dileklerimizi iletiyor muyuz? Yoksa “belki bir sürpriz olur” diyecek kadar futbol romantiği miyiz? Bence ikincisi biraz zor gibi… Messi’li takımın sahaya çıkıp, “biz bu işi biliyoruz” bakışlarıyla dolaşacağını şimdiden görür gibiyim.
Ama Dünya Kupası dediğin sadece yıldızlardan ibaret değil tabii, değil mi? Programda bir de gecenin bir yarısı oynanacak “kim izler bunu?” ayarında maçlar var. H Grubu'nda saat 01.00'de Miami'de Uruguay ile Yeşil Burun Adaları maçı mesela. Resmen koltukta uyuya kalma garantili bir randevu bu. Yok, yetmedi mi? G Grubu'nda ise işler daha da egzotikleşiyor: Saat 04.00'te Vancouver'da Yeni Zelanda ile Mısır. Sabahın köründe Yeni Zelanda-Mısır maçı… Vallahi bu maçları izlemek için ya çok büyük futbol âşığı olmak lazım ya da uyku düzenini tamamen bozmuş olmak. Hayatın anlamını sorgulama seansı gibi bir program, yemin ederim.
Demem o ki, bir yanda futbolun devleri (şimdilik sadece Arjantin gibi duruyor) bir yanda da "Acaba bu ülke neresiydi?" dedirten eşleşmelerle dolu bir gün daha bizi bekliyor. Dünya Kupası demek, gecenin bir yarısı "gol oldu mu acaba?" diye uyanmak, sabah erken saatlerde egzotik bir maçın özetiyle karşılaşmak demek. Bol uykusuzluğa ve belki birkaç tane de sürprize (Avusturya'dan falan değil de, o sabaha karşı maçlarından belki) hazır olun millet! İyi seyirler, uykusuzluk garantili!