Ey ahali, yine bir transfer döneminin o bildik havası... Beşiktaş cephesinde Dusan Vlahovic ismi yankılanıyor! 'Yok artık, emin misiniz?' diyeceğim ama malum, bu transfer sezonu hayal gücümüzün sınırlarını zorlamakla meşgul. Ne diyorlar? Yeni teknik direktörümüz Vincenzo Italiano, eski öğrencisi Vlahovic'i aramış, 'Gel kartal ol, İstanbul'u fethet' tadında projeyi ballandıra ballandıra anlatmış. Canım hocam benim, belli ki gece gündüz ikna turları düzenliyor, ama karşısında Dusan var; öyle 'aa tamam gelirim' diyecek cinsten değil.
Şimdi gelelim bu büyük yıldızın kararına. Nicolo Schira abimiz duyurmuş; Vlahovic acele etmek istemiyormuş, kariyeri için en iyi seçimi yapacakmış. Kardeşim, bu 'en iyi seçim' ne demek, biliyoruz hepimiz! Muhtemelen masanın üzerinde sadece Beşiktaş'ın teklifi değil, aynı zamanda Real Madrid, Barcelona, City gibi takımların 'acaba ararlar mı?' hayalleri ve bir de banka hesap cüzdanı duruyordur. Türkçe meali: 'Bir düşüneyim abi, bakalım kim daha çok basacak parayı.' Italiano'yla Fiorentina'dan bir geçmişleri var diye hemen 'hoş geldin' diyecek halimiz yok. O yıllar geçti, o Vlahovic artık başka bir ligde oynuyor, kendi cebinde...
Hele hele adamın kariyerine bakınca; Juventus'a 2022'de gelmiş, daha önce Fiorentina, Partizan falan... 325 maçta 140 gol, 26 asistlik bir performans. Bu adam öyle hıyarım var diyene tuzu alıp koşan bir oyuncu değil. Juventus'tan sözleşmesi bitiyor diye hemen 'tamam Beşiktaş'a gideyim' diyecek olsa, zaten Avrupa'nın devleri kapısını aşındırmazdı. Adam haklı olarak geleceğini düşünüyor, muhtemelen Şampiyonlar Ligi'nde son 16'yı, çeyrek finali düşündüğü kadar, İstanbul trafiğini düşünmüyordur. Beşiktaş'ın projesi tabii ki şahanedir, efsanedir ama Vlahovic'in zihninde şu an 'Süper Lig' mi yoksa 'Premier Lig'in ortalama bir takımı mı' ikilemi yaşanıyor olabilir, kim bilir?