Transfer sezonu değil, sanki Borsa İstanbul! Bizim "Transfer Hattı" yine bir yaz ateşi gibi yanıyor, herkesin ağzında bir "duyum" dolaşıyor. İlk durağımız Fenerbahçe. Stoper avı başlamış, Lens'ten Malang Sarr'ın sözleşmesi bu ay bitiyormuş. Eh, menajeri de durur mu, bavulu kapıp soluğu İstanbul'da almış. Tam bir "gel gel, bedava mal var" havası. Ama 3 yıllık maliyeti 20 milyon euroya yakın deyince insan düşünmüyor değil, stoper mi alıyoruz, uzay mekiği mi monte ediyoruz arkadaş? Tabii bu kadar transfer kovalarken, Fenerbahçe'nin yabancı kontenjanı da coşmuş durumda. Kiralıktan dönenlerle birlikte tam 19 yabancı! Vallahi kadro mu bu, yoksa Birleşmiş Milletler toplantısı mı belli değil. Yakında yedek kulübesine sığdıramayacaklar. İşin komik tarafı da şu: Yerli oyunculara gelecek tekliflere kapı kapalıymış. E, tabii, yerli oyuncu altın oldu bu devirde, kıymeti bilinsin!
Beşiktaş tarafında ise tam bir "gelen ağam giden paşam" felsefesi hakim. Gidecekler listesi, yeni bir otobüs firması kuracak kadar uzun. Al-Musrati, Onana, Joao Mario kadroda düşünülmüyormuş; Milot Rashica, Wilfred Ndidi, Felix Uduokhai ve Amir Hadziahmetovic de bavulları hazırlamış. Sanki sezon sonu değil de, okul kapanış töreni var, herkes dağılıyor. Ama durun durun, gidenler listesi bitmeden gelenler de yola çıkmış bile: Alexander Nübel, Kassoum Ouattara ve Leandro Trossard. Bir de baktık, başkan Serdal Adalı, Dusan Vlahovic gibi bir dev için "tüm şartları karşılarız" demiş. Vay arkadaş! Beşiktaş'ın kasası mı patladı, yoksa başkan Vlahovic'e "gel yeğenim, her şeyin hallolur" gazı mı veriyor, merak ettim doğrusu. Ha bir de yerli stoper Adil Demirbağ meselesi var ki, tam bir Anadolu pazarlığı. Adamın bonservisinin yarısı bir kulüpte, diğer yarısı başka kulüpte. Beşiktaş takas diyor, Konyaspor "üstüne biraz da para" istiyor. Eh, kolay iş değil topçu transferi, tapulu arazi devretmek gibi.
Şimdi gelelim Dominik Livakovic mevzusuna. Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe'den Dinamo Zagreb'e kiralanan kaleciyi Zagreb, 3 milyon euroya bonservisiyle almak istemiş. Ama Fenerbahçe'nin beklentisi "daha yüksekmiş". E kardeşim, kiralarken neydi niyetin? Ya Livakovic'in eldivenlerinin içinde gizli bir altın madeni var da kimse bilmiyor ya da Fenerbahçe'nin bonservis fiyatlama departmanı uzaydan verilerle çalışıyor. Forvet cephesinde ise Fenerbahçe tam bir bolluk yaşıyor. Vedat Muriqi resmen geri döndü, sanki hiç gitmemiş gibi. Yetmezmiş gibi, Serhou Guirassy vardı listede, şimdi bir de Crystal Palace'tan Jean-Philippe Mateta'yı eklemişler. İsmail Kartal da "olumlu rapor" vermiş. Vallahi İsmail Hoca, "ne alırsan al, yeter ki gol atsın" kafasında herhalde. Yakında forvet seçerken "yanında kola da ister misin?" diye soracaklar, tam bir "seç beğen al" büfesi mübarek! Bu arada Bursaspor da Süper Lig'e çıkma hayali kuruyor, Galatasaray'dan genç Can Armando Güner'i kiralayacaklarmış. Bakalım bu genç ateş, Bursaspor'u Süper Lig'e taşıyabilecek mi, yoksa yine hayal kırıklığı mı yaşanacak...