Arkadaşlar, bu ne hız, bu ne değişim! Hani derler ya, 'değişim iyidir', Fenerbahçe yönetimi de belli ki bu sözü çok ciddiye almış. O kadar ciddiye almışlar ki, değişimin ta kendisini bile bildik isimlerde bulmuşlar! İsmail Kartal hocamız teknik direktörlük koltuğuna geri dönmüş, efsane Oğuz Çetin de futbol direktörü olarak teşrif etmiş. Sanki bir 'En İyiler Karması' kuruyorlar da bizim haberimiz yok. Kulübün 120. yılında şampiyonluk hedefiyle yola çıkılmış tabii, bu iki ismin 'tecrübeleri, karakterleri ve Fenerbahçe kültürüne olan güçlü aidiyetleri' sayesinde olacakmış her şey. Eh, bu özellikler zaten her zaman pırıl pırıl işe yaramıştır, değil mi?
Açıklamaya bakılırsa, Oğuz Çetin kaptanımız ‘centilmenliği, karakteri ve futbol bilgisiyle saygı kazanmış önemli bir spor insanı’ymış. Helal olsun! Zaten futbol direktörü dediğin biraz da böyle gizemli, 'sportif aklı güçlendirme' misyonuyla dolu bir figür olmalı. İsmail Kartal hocamız ise 'Fenerbahçe kültürünü, camiamızın beklentilerini yakından bilen' biriymiş. Yani anladınız, ezber bozmuyoruz, mevcut denklemi biraz daha karıştırıyoruz gibi. ‘Görev aldığı her dönemde çalışma disiplini ve elde ettiği sonuçlarla takdir toplamış’ deniyor. Takdirlerimizi sunalım o zaman, bakalım bu sefer ne kadar takdir toplayacaklar.
Ve gelelim sürprize! Hani tam bir ‘biz bize yeteriz’ tablosu çizilirken, sahadan bir anda Dirk Kuyt fırlamış! Eski Hollandalı golcümüz de teknik ekibe prensip anlaşmasıyla dahil olmuş. Ne diyelim, Hollanda ekolü mü desem, eski dostlar buluştu da kahve içmeye mi çağırdılar desem bilemedim. 'Profesyonelliği ve mücadeleci karakteriyle taraftarlarımızın sevgisini kazanmış' bir isim Kuyt. İyi güzel de, topu kim atacak bu sefer? Ama olsun, Fenerbahçe'ye futbolcu, kaptan, şimdi de teknik adam olarak hizmet veren bu isimlerin 'aynı hedef doğrultusunda kulübümüze değer katacağına inanıyoruz' demiş kulüp. Biz de inanıyoruz, bakalım bu 'değer katma' operasyonu kaç hafta sürecek. Haydi bakalım, yeni sezonda bol gollü ve az dramalı maçlar dileriz, tabii mümkünse!