Ya arkadaş, bizim Emre Hoca (yani Belözoğlu) nerede bir Fener maçına çıksa, hemen arkasından "Fenerbahçe'ye mi dönecek?" muhabbeti başlıyor. Geçen hafta da Antalyaspor'un başında Ülker Stadı'na ayak bastı, üstüne bir de 3-2 yenildiler. Maç bitti, bizim muhabirler de tabii boş durur mu, hemen mikrofonu uzatıp o malum soruyu patlattılar. Sanki başka soru yokmuş gibi, değil mi? Ama haklılar da, Emre bu, adı geçmese ayıp olurdu zaten.
Emre Hoca da ne yapsın, o da ağzındaki baklayı direkt çıkarmadı tabii. Bildik diplomatik cevapları sıraladı hemen: "Ben Antalyaspor teknik direktörüyüm, adı Fener'le geçmesi kadar doğal bir durum olamaz, sağ olsunlar falan filan." E tabii, koskoca yıllarını vermişsin, kaptanlığını yapmışsın, şampiyonluklar görmüşsün... Adamın adının geçmesi normal de, bu "Antalya'da planlarım var, başka bir şey düşünmüyorum" lafları da hep aynı tınıda gelmiyor mu kulağa? Sanki hepsinin ezberinde var bu cevaplar, sadece takımların isimlerini değiştiriyorlar gibi.
Şimdi Emre Belözoğlu, Antalyaspor'u en iyi yere getirme ve "oyunu güzelleştirme" gibi hedefleri olduğunu söylüyor. Valla helal olsun, kolay değil bu işler. Özellikle de Fenerbahçe gibi 'güzelleştiren' takımlara karşı oynarken... Maçı kaybetmişsin, üstüne transfer iddiaları... Neyse ki Emre Hoca tecrübeli, böyle fırtınalara alışkın. Ama "Üzgünüm yenilgi için" derkenki o içtenlik... Sanki biraz da "Şu Fener bizi de yendi, napalım" der gibiydi, bilemedim artık.