Efendim, 2026 Dünya Kupası'nda daha ilk haftadan “kim bu abimiz?” dedirten, hatta 'bu kaç yaşında ya?' diye Google'ı yoran bir isim var: Yeşil Burun Adaları'nın 40 yaşındaki kalecisi Vozinha! İspanya karşısında öyle bir performans sergiledi ki, yediği gollerden çok kurtardıkları konuşuldu. Dile kolay, tam 7 tane... Hani bazı kaleciler 90 dakika topa değmeden maç bitirir ya, bizim Vozinha o 7 kurtarışla resmen İspanya'nın bütün hevesini kursağında bıraktı, 'burası Dünya Kupası, babanın çiftliği değil' dercesine kalede devleşti.
Ama durun, olayın bir de 'hazin hikaye' kısmı var. Sanki bu kahramanlık yetmezmiş gibi, bir de baktık ki Vozinha'nın hayatı, dram filmlerine taş çıkarır cinsten. Adam profesyonel futbola 25 yaşında başlamış, yani biz o yaşta "acaba hangi diziyi izlesem?" diye düşünürken o anca topa elini değdirmiş. Çocukluğunda anneannesiyle büyümüş, ki bu çok tatlı bir detaydı, ta ki ocak ayında dedesini ve anneannesini peş peşe kaybedene kadar. Yani düşünün, kalbinde böyle bir yara varken çıkıp İspanya'nın golcülerini çıldırtmak... Helal olsun!
Gelelim lakabına: Vozinha! Meğerse çocukken biraz cılızmış, akran zorbalığına uğrayınca anneannesine koşup ağlarmış. E hal böyle olunca 'küçük büyükanne' anlamına gelen Vozinha lakabını takmışlar. Kim bilebilirdi ki, bu "küçük büyükanne" lakabı, yıllar sonra 40 yaşında İspanya'ya kök söktüren bir dev kaleciye dönüşecek? Hatta işin daha trajikomik tarafı, bu kahraman kaleci 15 bin dolarlık teminatı ödeyemediği için annesini Amerika'ya götürememiş. Ya arkadaş, koca Dünya Kupası'nda yıldızlaşıyorsun, ülke sana heykeltıraş göndermeli, sen hâlâ para derdine düşüyorsun. Hayat işte...
Neyse ki bu trajedilerin üstüne bir bal kaymak geldi: Sosyal medya! İspanya maçı öncesi 40 bin takipçisi olan Vozinha'nın Instagram hesabı, maçı takiben tam tamına 11.2 milyona fırladı! Yani 280 kat artış! Resmen bir gecede futbolcu kimliğinin yanına influencer titrini de ekledi. Şimdi rahat rahat annesini Amerika'ya da götürür, kendine de güzel bir tatil ayarlar. Hadi bakalım Vozinha, bu hikaye Netflix'e, başrolde de sen!