Arkadaşlar, bu hafta da masaya yatıracağımız çok 'önemli' konular var. Bülent Timurlenk abimiz sağ olsun, NTV'deki Kupa Günlüğü'nde yine döktürmüş. Şimdi bakın, 2026 Dünya Kupası'na daha var, değil mi? Kimimiz haftaya ne yiyeceğini düşünürken, Bülent hoca dört yıl sonranın maçlarına kafa yorup, analizini patlatmış. Helal olsun, bu vizyon bizde olsa şimdi Mars'ta futbol sahası kurmuştuk!
Yetmemiş gibi, 'İspanyolların önemli bir endişesi var' diye de eklemiş. Vallahi o İspanyollar şimdi neyin endişesini yaşıyor, biz bilemedik ama Timurlenk hoca bildiğine göre vardır bir bildiği. Neyse ki bizim İspanyol dostlarımız için de düşünen birileri var, onlar da rahat bir nefes alsın. Bizim derdimiz bize yetmezmiş gibi...
Gelelim bizim memleketin değişmez gündem maddelerinden birine: TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile Fatih Terim mevzusu. Valla bu ikilinin aşk-nefret ilişkisi gibi bir hali var, kaç yıldır bu konu dönüp dolaşıp karşımıza çıkıyor, yorulduk artık! Bülent hoca da bu 'bitmeyen senfoni' hakkında düşüncelerini dile getirmiş. Artık yorumcular da bu konuyu yorumlamaktan yoruldu herhalde ama ne yapacaksın, malzeme hazır olunca dayanamıyorlar. Sanki ülke futbolunda başka konuşacak şey yokmuş gibi, biz yine aynı filmi farklı yönetmenlerle izliyoruz. Anlaşılan o ki, 2026'ya kadar İspanyolların endişeleri geçse bile, bizim Terim-Hacıosmanoğlu faslı daha çok su kaldırır. Hadi bakalım, çaylar taze mi beyler?